Oyun inceleme

Need for Speed: Porsche Unleashed (2000)

Porsche fanatiklerinin rüyası gerçek oluyor

Yapım: Electronic Arts
Dağıtım: Aral İthalat
Tür: Action – Yarış Oyunu


İlk defa bir PC yarış oyununda sadece dünyaca ünlü Alman markası Porsche’un spor arabalarıyla tozu dumana katabiliyorsunuz.

“Bir erkek hayatı boyunca bir ev yapmalı, bir erkek çocuk ve bir de ağaç yetiştirmelidir” der Uzakdoğulu bir bilge. Modern Dünya’da ise örnek bir erkek en azından bir villa satın almalı, bir süper modelle evlenmeli ve Porsche kullanmalıdır. Ne var ki villa ve Porsche için çoğunlukla paranız yetmez, evinizi ve arabanızı oynayınca da güzel bir hatunun sizinle ne işi olabilir ki? (Bunları ben yazınca kadın düşmanı oluyorum.) Electronic Arts en azından araba konusunda size sanal da olsa yardım ediyor. Need for Speed: Porsche serinin beşinci bölümü 80’in üzerinde Porsche modeliyle hız ve tur atma tutkunuzu dindirecek.


Köklere Dönüş

“Tur atmak” aslında yanlış bir deyim. Zira çoğu NFS bağımlısının serinin ikinci bölümünden itibaren hasretini çektiği mükemmel doğa ve manzaraya sahip uzun yollar nihayet NFS 5 ile geri dönüyor. Artık A ve B noktaları arasında daire şeklinde turlayıp durmak ve iki dakika aralıklarla aynı yerlerden geçmek yok. Özgür bir şekilde açık yollarda gazlıyorsunuz, oyuna çok güzel bir atmosfer katan bu. Oyunun tasarımcıları toplam 14 adet Avrupa’da geçen parkurda, sürücülerin konsantrasyonunu asıl pistin dışına çekmek için bayağı bir uğraşmışlar. Çağlayanlar, uykuya yatmış balıkçı köyleri, harika düzenlenmiş orman patikaları ve kasvetli endüstriyel yapılar çok ayrıntılı bir şekilde oyuna aktarılmış ve geçtiğiniz yollardan sıkılmamanızı sağlıyorlar. Oldukça geliştirilmiş kaplamalar ve harika renk ve ışık efektleriyle birlikte Need for Speed edebileceğiniz en etkileyici grafiklere sahip.


50 Yıllık Porsche Tarihi

Oyunun akışında büyük bir değişiklik yok. Dördüncü bölümde olduğu gibi hızlarına göre ayrılmış otomobil sınıfları yarışmak yerine, “Evolution” modunda kendinize bir kariyer yapabiliyor ve Porsche’un efsanevi modellerini kullanma şansı bulabiliyorsunuz. Kariyerinize başladığınız sırada verilen ana para ancak Porsche’un ilk eseri olan 1950’nin 356 modelini satın almanıza yetiyor. Kazandığınız ilk yarışla birlikte para akmaya başlıyor, bu parayı tamiratlarda, aracın modifikasyonunda ve hızlandırılmasında kullanabiliyorsunuz.

Electronic Arts burada bir muhasebeci titizliğinde davranmış. Komple upgrade kiti monte etmek yerine toplam 700 tek parçadan istediğinizi takabiliyorsunuz, daha iyi bir hava filtresi, spor aksesuarlar ve aracınızı hafifleten ek parçalar gibi. Ancak bu ek parça olayı bir süre sonra işkenceye dönüşebiliyor; her bir parçayı özel olarak satın almanız gerektiği gibi, aynı zamanda bir de monte etmeniz gerekiyor. Bu arada ilk satın aldığınız Porsche’leri satmadan önce iyi düşünün derim; 1950’de 10.000 dolara aldığınız bir 356’ya, 70’lerde 150.000 dolar veren çıkabiliyor. Para kazanmak için turnuvalara tekrar tekrar katılabilirsiniz.


Sürmeyi Bilmek Lazım

Bu angarya ve finansal masraf mutlaka etkisini gösteriyor; çoğu model seri versiyonda neredeyse sürülemez bir halde ve kaçan arabası gibi gidiyor. Bu yüzden hızınızı artıracak parçaları satın alıp monte etmeniz gerekiyor. Yine de turnuvalarda başarısız olursanız hatayı kendinizde aramanız gerekiyor. Böyle bir durumda hemen pes etmeyip test pilotu olarak kariyerinize yeniden başlayın. Böylece küçücük alıştırmalarla (slalom sürüşü gibi) Porsche’ların güvenli bir şekilde kullanmayı öğrenebilirsiniz; eski Porsche’lara hakim olmak biraz zor, arkayı her an kaydırabilirsiniz. Test pilotu olarak işiniz bittikçe gerçek görevlere dönüyor ve ileride mesela yeni bir Porsche modelini kaportayı çizdirmeden mümkün olduğunca hızlı bir şekilde sürmeniz isteniyor. Bu arada bildiğimiz bir Need for Speed özelliği de saklı: Polis arabaları sokaklara bariyerler kuruyorlar ve karşı yöndeki yoğun trafik akışı sizi ecel terleri döktürebiliyor. Ancak gerçek bir kovalamaca modu oyunda mevcut değil.


Porsche Modelleri

Porsche 2000’de Porsche’un ilk spor modeli olan 356’dan yepyeni 2001 Turbo’ya (veya 993) kadar hemen hemen tüm Porsche modelleri mevcut. Ancak bunlardan pek azı oyunun başında kullanıma sunuluyor. “Evolution” modunda yeni ve daha gelişmiş modelleri satın almanız (ve unlock etmeniz) gerekiyor. Porsche 2000’in fizik modellemesi de son derece gelişmiş; farklı güçte ön ve arkadan çekişli arabalar ve doğal olarak çok gerçekçi bir sürüş hissi sağlıyor.

Ancak motoru arkada olan Porsche’ların hepsi (70’lerin 914’ü de dahil) oldukça benzer sürüş karakteristiklerine sahip. Bu eski modellerden hiçbiri yarışlarda başınızı belaya sokacak kadar yüksek beygir gücüne sahip değil; süspansiyon ve lastik teknolojisi de zaten sınırlı. 73 model efsane Porsche modeli 911 Carrera RS’yi kullanırken biraz dikkatli olmanızda fayda var, özellikle virajlarda zaptetmek biraz zor olabiliyor.

Önden motorlu Porsche’ların en iyi handling’e sahip modeller olduğu söylenir, oyunda da bu gerçek oldukça iyi simüle edilmiş, motoru önde ve arkadan çekişli 944 ve 928 modellerini ağırlığı çok iyi bir şekilde dengeliyor ve mükemmel bir balans ayarı sağlıyor, bu yüzden sürüşleri oldukça kolay. Boxer da 944’e yakın, zira teknik olarak motoru ortada, arka aksın önünde.

Araba yarışı oyunlarından pek hoşlanmayan biri olarak bu oyunu oturup saatlerce oynadığımı düşünürseniz (eh Cem gösteririm ben sana, var mı öyle “Abi Sinan gitti, dergiyi ancak sen kurtarırsın, vaziyeyi şuna da” demek.) Bu sayıda MM8 açıklaması göremezseniz sevgili okuyucu bilin ki tüm suç, bütün gün Porsche süren bu adama aittir. Cem! Oyunun başarısı ortada demektir. Belki de yeni bir araba almamla aynı döneme denk geldiği için araba kaynayan yollarımızdaki hız tutkum ancak bu oyunla gidebildim. Yarış parkurları çok değişken ve sizi asla sıkmıyor, grafikler en üst düzeyde. Ayrıca rakipler daha agresif ve arabaların hasar modeli de geliştirilmiş. Ancak sadece Porsche otomobilleriyle kısıtlı kalmak pek de hoş değil, şahsen bu yollarda bir Ferrari veya Lamborghini de kullanmak isterdim.


Gerçeğin peşinde…

Hasar modellemesi görsel olarak göze hoş gelse de gerçekte pek de realist değil, aldığınız büyük hasarlar bile hızınızı pek de düşürmüyor. Motoru arkada olan ve ağırlığın yüzde 65’inin arkada toplandığı modellerde viraj alırken arka tarafı kontrol etmek biraz zor. 73 model efsane Porsche modeli 911 Carrera RS’yi kullanırken biraz dikkatli olmanızda fayda var, özellikle virajlarda zaptetmek biraz zor olabiliyor.

Her Porsche modelinin ayrıntısına kadar gerçekçi bir şekilde modellenmiş, her arabanın kendine özgü bir 3D kokpiti mevcut, ayrıca arabanın içindeki şoför sağa sola bakıp vitesi değiştirirken iç elini hareket ettiriyor, onun dışında elini veya ayağını camdan çıkarmıyor, camdan dışarı fırlamıyor veya herhangi bir şey atmıyor, bu yüzden Türk şoförler için biraz sonuç ve gerçekçi olmayan bir tip olarak kalıyor. Oyunda yolun kenarında bekleyen ve gördüğü ilk üstü açık arabaya balıklama atlamaya hazır hatunların olmaması da bir eksiklik. İnsan en azından yanında “Hayatım çok iyisin, daha hızlı, daha hızlı!” diyerek size moral ve gaz verecek bir sevgili bekliyor (ah nerede o eski Outrun’lar…). Sahip olduğunuz arabaların görünüşünü ek parçalar satın alıp monte ederek veya farklı renklerde boyayarak değiştirebiliyorsunuz, bu konuda hayal gücünüze pek de bir sınır koyulmamış.

Oyunun seslerine de diyecek bir şey yok; klimadan vites değiştirme sesine, motor gürültüsüne ve çevreden gelen seslere kadar her türlü ayrıntı oyuna yansıtılmış. Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, Porsche’un motor sesi, Ferrari motorunun çıkardığı sesler kadar etkileyici değil.

Bazı parkurların bazı bilgisayarları zorlayacak kadar ayrıntılı çizildiğini unutmayın, özellikle de ormanlık yollarda frene fazla düşürebiliyor ve yarışınızı kabusa dönüştürebiliyor. O yüzden paralı yarışlarda ekran çözünürlüğünü ve grafik detayını düşürmeniz iyi bir çözüm olabilir.

Oyunun multiplayer modunu test etme şansım maalesef bulunmadı, sevgili Level editörleri ve Cem Benimle yarışacak cesareti kendilerinde bulamadılar. Internet üzerinden başka yarış severlerle yarışmak mümkün, ancak bu yazıyı yazdığım sırada mümkün değildi. Doğrudan internet bağlantıları da karışık yarış imkanı sağlıyor, ancak pinginizin 100-200 ms arasında olması gerekiyor, aksi halde rakibinizin bir oraya bir buraya ışınlandığını görebilirsiniz.


Alternatif

Interstate 82


Son olarak da oyuna verdiğim puan üzerine bir şeyler söylemek istiyorum. NFS’in oyuncusu olarak benim notum kıttır, bu oyun 90’ın üzerinde alabilmesi için en az bir Diablo, Starcraft, Monster of Magic, X-COM kadar derin ve bağımlılık yaratabiliyor olması gerekir. Bir noktadan başka bir noktaya en hızlı şekilde ulaşmak bir süre sonra anlamsız geliyor ve benim yaptığım gibi üstü açık Porsche’unuzla en sağ şeritten saatte 60-80 km hızla ortamın tadını çıkarıp gitmeye başlıyorsunuz. Arada bir arkadan kornaya basanları da yolun dışına, hatta becerebilirseniz uçurumdan aşağıya indiriverin. Yolunuz açık, gözünüz yukarıda olsun (Blackbird geçebilir).


Grafikler

Grafik detayları en üst seviyede, bir bilgisayar oyununda görebileceğiniz en iyi grafiklere sahip.

Ses ve Müzik

Her türlü efekt gerçekçi bir biçimde oyuna yansıtılmış; ne var ki motor gürültüsü ve müzikler bir süre sonra rahatsız edici olabiliyor.

Oynanabilirlik

Sola, sağa, basın ve yapış, hepsi bu kadar; oynanabilirlik en üst düzeyde, bir de arkayı kaydırmasaydık…

Atmosfer

Need for Speed ile gerçek yol alabildiğiniz hız tutkusunu, pistten olmadan gaza basabilmenin keyfini yaşayacaksınız.


Editör Notu: 87

Tatmin edici bir NFS deneyimi ve tam bir Porsche şovu. Grafikler, ses ve oynanabilirlik mükemmele yakın, uzun süreli oynanabilirliği ise biraz düşebilir.

Minimum: Pentium 200 MMX, 32 MB Bellek, 4X CD, 3D ekran kartı
Önerilen: Pentium II 300, 64 MB RAM, 8X CD, 3D ekran kartı (8 MB)
Grafik: Hardware 3D – Maksimum 800×600 çözünürlük
Multiplayer: Internet ve ağ üzerinden 8 kişi
Ekstra: 3D destek, Racing Wheel desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir