Oyun inceleme

Toy Story 2 (1999)

Oyuncakları sever misiniz? Peki ya konuşabilen, espri yapabilen, eğlenceli, çılgın ve 3D olanları?

Oyuncak da hikayesi olur muymuş demeyin; siz de yıllarca uğraşarak tamamen bilgisayara hazırlanmış oyuncak karakterler üzerine kurulu bir film hazırlarsanız ve hemen ardından oyuncağı bilgisayar oyunuydu, kitabıydı piyasaya altın üstüne getirirseniz, değil hikaye, roman, masal, hatta efsane bile olmasını isteyebilirsiniz.

Uzun zamandır doğru düzgün bir platform oyunu yok diyorken, bir anda platform-fırtınasına tutulduk. Bu ay da Disney’den iki tane epey kaliteli platformu bilgisayarlarımıza konuk ediyoruz (diğer oyunu da bir kaç sayfa ileride veya geride okuyabilirsiniz tabii ki). Toy Story 2 muhteşem grafikleri, Disney kalitesinde müzikleri ve her platformcuya özgü her türlü zorluğu uzun süre hard diskinizi oyalayacak gibi gözüküyor.

Haşin Domuzcuğun İhtirası

İlk dikkatimi çeken oyunun tamamen 3D bir dünyada geçmesi oldu. Oyun basit bir 2D ilerlemeli oyundan çok daha bir keşfetmeye yönelik dolaş-ara-öldür şeklinde ilerliyor. Bu da oyunun zorluğunu biraz olsun arttırıyor, ama kesinlikle daha eğlenceli hale getiriyor. Gerçi bu 3D yüzünden ilk başta kontroller kafanızı karıştırabilir, ama çok kısa bir süre sonra alışıyorsunuz. Nasıl mı? Normalde kendinizi Tomb Raider usulü Third Person açıdan görüyorsunuz. İlerlerken sağa doğru giden kamera da sağa doğru dönüyor ve bir an kendinizi başka bir açıdan görüyorsunuz. İşte o an tekrar sağa basarsanız, bu sefer dururken yaptığı sağa dönmek yerine sağa gidiyor. Kamera açısı da devamlı değişiyor tabii (isteyen bu aktif kamerayı devre dışı bırakabilir), ama anlamsız, gereksiz, saçma, aptalca vs. Eğer durup bir iki saniye beklerseniz her şey eski haline, yani az önce gösterilen hale geliyor. Bakın, karışık gözüktüğünün farkındayım, ama ekran karşısında da anlayacaksınız ve emin olun ki bu oyuna inanılmaz bir eğlence getiriyor, gözünüzü korkutmasın.

Neyse, oyundaki diğer önemli bir ayrıntı oyun sırasında yapmanız gerekenleri belli sırada yapmak zorunda olmamanız. Hatta bölümlerin arasında istediğiniz gibi geçiş yapmanız bile mümkün. Bunun nedeni de bir bölümde yapmanız gereken görevlerin hepsini yapmadan bir sonraki bölüme geçebilmeniz ve bu görevlerin bazılarının sonraki bölümlerde ilerlemesi. Aslında bu, oyuna epey ilginç bir sistem getirmiş; yani Pizza Token sistemi!

Patates Adamın Laneti

Her bölümde bulabileceğiniz 5 tane Pizza Token var. Bunlar başka bir deyişle bir sonraki bölüme giriş bileti demek. Her bölüm belli sayıda Pizza Token ister. O bölümden topladığınız tüm Token’ların sayısı yeterliyse bölümü oynamanıza izin verilir. Mesela 6. bölüme girebilmek için 10 Token’iniz (token neymiş be, bilet oğlum, bileeeet!!! – BLX) olması lazım. 1. ve 4. bölümden üç, 2. ve 5. ikişer token (bilet – BLX) toplamak yeter demektir. 3. bölümde bölüm sonu canavarı var, token (bilet – BLX) falan yok yani. Bunu da anlaşıldığı gibi, bir bölüm mü satın almak mı oyunuza gerek yok, ama ilerleyen bölümlerde topladığınız token (bilet – BLX) sayısı yetmediğinde tekrar başa dönüp bölümleri oynamanız gerekebilir, benden söylemesi.

Peki bir Pizza Token’ini (pizza bileti – BLX) nereden bulabilirsiniz? Her bölümde bazen biri boşta (ama zor bir yerde, muhtemelen epey hoplayıp zıplamanız gerekecek), diğerlerini de çeşitli şekillerde kazanabilirsiniz. Maalesef bu görevler her bölümde aynı. Yani her bölümde domuzcuğa 50 altın getir diyor, ya da belli bir süre size istenen 5 objeyi toplayın, ya da kaybolan 5 nesneyi bulup sahibine verin, ya da buralarda süre yok ve istenen tüm bölüme dağılmış nesneleri bulun. Ya da bölüme göre değişen bir hız deliğiyle yarışıp onu geçtiğinizde, veya küçük köşedeki son canavarın öldürdüğünüzde (kuşku duyuyorum, çünkü esas bölüm sonu canavarı her iki bölümde ayrı bir level olarak karşınıza çıkıyor) Pizza Token’i (bilet – BLX) alabiliyorsunuz. Bir de bildiğiniz de Pizza Token’i (bilet – BLX) vermeyen ama çok önemli yerlere ulaşmanızı sağlayan ya da başka bölümlerde çok işinize yarayan objeler veren patates adamı gibi ufak görevler var. Sonuçta görev konusunda maksimum hız devrini yapabileceğiniz her görev var (mesela 9. bölüm için 18 token lazım, var mı bakalım sizde o kadar?)

Oyun genel olarak eğlenceli bir yapıya sahip ama bazı yerlerde anlamsız zorluklar var. Uzun uzun uğraşıp o ağacın tepesine çıkarsınız ve sonra dalın kenarında durmanız gereken noktada Save etmek gibi bir şansınız da yok.

Kontrolleri kısaca değinmek gerekirse, Space ile sıçrar, CTRL ile lazeriniz ateş eder (ne kadar lazeriniz varsa eder), TAB ile dışarıdan ekranın üstüne geçip ince ayar yapabilirsiniz. Havadayken bir kere SPACE’e basarsanız daha yukarı sıçrar, SHIFT’e basarsanız da tüm gücünüzle yere vurursunuz ki bazı özel düzenekleri harekete geçirmek için bunu kullanmalısınız.

Şaşsal Dinozorun Kıvrımları

Daha önce de söylediğim gibi her bölümde belli karakterler var. Bunlardan bir tanesi dinozor T-Rex’cik size o bölümde ne var ne yok her şeyi söylüyor. Eğer erkenden bulup konuşursanız size yarayacak bilgiler alabilirsiniz. Diğer dikkat etmeniz gereken şey de bölüm sonu canavarları. Çoğunun zayıf bir noktası var. Mesela ikinci bölümde, ağacın tepesindeki yaratık bir tek kafasından vuruluyor. 6. bölüm sonu canavarı olan çöplük hayaletini yok etmek için ise aralıksız ateş etmeniz gerekiyor. Eğer biraz ara verirseniz hemen büyüyor.

https://www.youtube.com/watch?v=4b20ukGkt0Q

Ve geldik oyunun en muhteşem bölümlerine: Demoları. Evet, kesinlikle hepsi çok eğlenceli. İstedikleri kadar çocuksu olsunlar, yine de beni güldürmeyi başardılar sanırım biz sadece yaşlanıcaz, ama hiç büyümeyeceğiz, çocuk doğduk, çocuk öleceğiz 🙂 Sırf o demolar için bölümleri geçmeli, bitirmeli. Woody kurtarılmalı (bu arada oyunun konusunu unuttuk, gerçi çok önemli değil, ama şu ünlü ToyStory kovboyu Woody koleksiyonluk değer yüzünden bir oyuncakçı tarafından kaçırılır. Biz de muhteşem karizmatik, jön, uzay adamı Buzz Lightyear olarak Woody’yi müzedeki yerini almadan önce kurtarmaya çalışırız.)

Son olarak yorum yapmak gerekirse, Toy Story 2 her ne kadar konulu, karakterleri dünyası basit, eğlenceli bir platform oyununa benzerse de çok daha fazlası. Bu arada, umarım derginizin yerini beğenirsiniz. Aslında beğenmemek zorundasınız, çünkü bu devrim (devrim diyorum, çünkü farkındaysanız her şey basit bir içerik değiştirme değil) gerçekleştirmek için epey fedakarlık yapıldı. Tabii ki her türlü düşünce ve önerinize her zaman açığız, bekleriz, sevgiler, saygılar…

Grafikler

3D grafikler temiz ve sevimli. Grafikler türünün en iyisi değil belki, ama tatmin edici ve başarılı.

Ses ve Müzik

Disney kalitesinde müzikler her halde bu oyunu ölümsüzleştiren en iyi şey.

Oynanabilirlik

Bazı yerlerde gereksiz yere bunaltıcı zorluklar var, ama genel olarak fena değil. Bol tuş kullanımı.

Atmosfer

Demolar, oyuna muhteşem bir hava veriyor, müzik ve sesler temaya çok uygun.

Editör Notu 78

Pixar’ın animasyon klasiği Toy Story 2, bilgisayarda da güzel bir şekilde hayat bulmuş. Platform seven herkesin denemesi gereken bir yapım.

Minimum: Pentium 166, 32 MB bellek, 60 MB Harddisk alanı, 4 MB Ekran Kartı
Önerilen: Pentium 266, 64 MB bellek, 90 MB Harddisk alanı, 8 MB Ekran Kartı
Multiplayer: Yok
Grafik Desteği: DirectX 6, Glide, Software
Maksimum: 1600 x 1200 çözünürlük
Extra: Joystick

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir