Blog
Star Wars: Force Commander (2000)
Yıldız savaşları… Efsane… Strateji… Oyun… Beklenti… Merak… Kavuşma… Ve……
Yapım: Lucas Arts
Dağıtım: Lucas Arts
Tür: RTS

Uzunca bir süredir beklenen oyundu Force Commander. Ne de olsa hem “Star Wars”, hem de real-time strateji adını taşımak, pek çok oyuna nasip olmaz. Ancak Force Commander’ı masaya yatırdığımızda bu şansı pek de iyi kullanılmadığına üzülerek tanık olduk.

Oyunun en önemli özelliklerinden biri, diğer RTS’lere göre çok detaylı 3D grafiklere sahip olmasıydı. Ancak bu sistemin büyük bir çekişle ile beraberinde getireceği yapımcıların aklına gelmemiş gibi. Bir kere kamerayı kullanmak çok zor. Oyunu adam akıllı oynayabilecek bir açı bulana dek göbeğiniz çatlıyor. Hadi yakından iyi bir açı yakaladınız, bu sefer de tüm birimleri rahatlıkla kontrol edebilmek için kamerayı olabildiğince geriye zoomlamanız gerekiyor. O zaman da oyunun grafiklerinin bir esprisi kalmıyor, çünkü o kadar uzaktan diğer RTS’lerden farklı bir görünüm ortaya çıkmıyor. Zaten oyun ekranının uzanması yarısını kaplayacak olan durum çubuğu özensiz tasarımıyla gözü rahatsız ediyor. Tüm bu görsel eksikliğin üzerine bir de araç animasyonları ekleniyor. Araçlar oldukları yerde durup kendi etraflarında dönerek yön değiştiriyorlar. Kara ve hava taşıtlarında bu durum tuhaf olmasa da, bir AT-AT’nin hazır ola geçip kafayı oynatması pek de gerçekçi değil.
Küçük Adamlardan Korkun
Kuvvetler arası dengenin iyi oturtulmuş olması oynanabilirlik açısından olumlu. İmparatorluğun ağır ve güçlü araçlarına karşın asiler gelişmiş kalkanlara ve sayı üstünlüğüne sahipler. Ancak oyun içinde kullanılan command point sisteminin değiştirilmesi gerekli. Çünkü siz rakibin birimlerini imha ettikçe daha çok command point kazanıyorsunuz. Savaştan canlı çıkan birimler de daha güçlü hale geliyorlar. Böylelikle kazananla kaybeden arasındaki uçurum gittikçe açılıyor ve kaybedenin oyunu çevirme şansı bir noktadan sonra iyice düşüyor.

Ayrıca oyunda piyade birliklerinin önemi çok fazla. Bir grup asi, iyi yayılıp doğru şekilde pozisyon alırsa ağır araçları ve hatta AT-AT’leri bile alt edebiliyor. Bunu önlemek için siz de kendi piyadelerinizi binalarınızın içine yerleştirebilirsiniz, ancak bu işlem barındırabileceğiniz maksimum birim sayısına çok çabuk ulaşmanıza neden oluyor. Üstelik bina içindeki savaşlar otomatik olarak gerçekleşiyor ve genellikle hasar olmadığı bir gerçek.
Vader Geliyor, Haydi Eller Havaya
Ses efektleri aslına uygun ve memnun edici düzeyde. Ancak oyun müzikleri konusunda pek çok Yıldız Savaşları hayranı pek de iyi duygular beslemiyor. Neredeyse klasik temaların remixlenerek basit bir disko parçasına dönüştürülmüş olması. Herhalde pek az kişi “Imperial March”ı disco ritmi eşliğinde dinlemekten hoşlanacaktır. Yapımcılar müziklere hiç dokunmasalardı belki daha iyi olacaktı. Yeni müzikler ekleselerdi de yine eleştiriler olurdu ama “Güzeli müziği katletmişler” diyenler de çıkmazdı. Yenilik her risk işidir, ancak müziklerin hazırlanırken Yıldız Savaşları tutkunlarının ne denli hassas olduklarını unutmamış olmalılar.

Force Commander, kendisini uzun süredir bekleyen bir hayli strateji ve RTS severi tek kişilik görevleriyle baş başa bıraktı. Görünen o ki, Starcraft’ın tahtına oturacak oyunun iyi bir isminden çok daha fazlasına ihtiyacı olacak.
Grafikler
3 boyutlu birimler, ayarlanabilen kamera açıları. Düşünce güzel, ancak pratikte işe yaramıyor.
Ses ve Müzik
Özel efektler iyi hazırlanmış, ancak John Williams’ın orijinal müziğini remixleyince hayranlar ayaklanmış.
Oynanabilirlik
Araçların yolu bulamaması, uygun kamera açısını yakalamanın zorluğu nedeniyle iyi not alamıyor.
Atmosfer
Eski dostları yeniden görmek, seslerini duymak belki kimilerini mest edebilir.
65 — Editör Notu
Minimum: Pentium 266, 64 MB bellek, 16 MB 3D ekran kartı
Önerilen: Pentium II 350, 128 MB bellek, 32 MB 3D ekran kartı
Grafik desteği: Direct3D
Multiplayer: LAN, Modem ya da Internet üzerinden, maksimum 4 kişi
Ekstra: Yok