Oyun inceleme

Spec Ops 2 Green Berets (2000)

Spec Ops, 3D taktik savaş terimini ile sizi tek başına sokan bir oyun olmuştu. O güne değin Doom, Quake, Duke3D gibi oyunlarla kendimizi oyalayıp, önümüze silahı sağa sola ateş etmenin ve yediğimiz yirmi merminin sonunda sağlığımızı %20 düzeylerine inmesini nasıl mantıklı bir açıklamasını olabileceğini hâlâ düşünemezken ince bulunmuş bir rüyadan bizi uyandıran oyun oldu.

Spec Ops insanlara şöyle bir savaş ve galip oyuncuların uyanmalarını sağladı. Gerçek savaşın, gerçek bir operasyonun nasıl göründüğünü, nasıl olabileceğini gösterdi bize. Gerçi silah gücü, 486 makinalar için hazırlanan ilk oyunda da Navy Seals isimli benzer oyunda da Veteran’daki aynı işi yapıyorduk. 3D perspektifte taktik aklı yönlendirebilen helikopter desteği alarak yapıyorduk.

Gerçekçilik

İlk Spec Ops piyasaya çıktıktan sonra, aynı nitelikte Rainbow Six ve Delta Force serisi de piyasaya çıktı. Hatta bu tarz gelen Hidden&Dangerous da türün değişik bir denemesi olarak nitelendirilebilir. Doğrusu ki, Spec Ops’un açtığı yolu izleyen rakipler, özellikle de Rainbow Six, Spec Ops’un başarısını unutturacak kadar mükemmel oyunlardı.

Spec Ops’un bir süre sonra bir görev paketi, Ranger Team Bravo piyasaya sürüldü ama hâlâ oyunun eksik olan birkaç şey vardı. Spec Ops veya görev paketi, hem grafiksel hem oynanış bakımından biraz eskimiş bir oyun gibi görünüyordu. Üstelik Multiplayer oyunlarda destek vermemesi, kanlı canlı insanlarla Rainbow Six oynanmanın tadını vermesi insanları Spec Ops’a hâlâ soğuk bakmalarına neden oluyordu.

Zombie Studios, Spec Ops 2’yi geliştirirken, karşılarındaki rakiplerin bilincinde olarak çalışmış gibi görünüyor. Kişisel görüşüm, Spec Ops serisi ile Rainbow Six’i karşılaştırmanın doğru olmadığı yönündedir. Çünkü Rainbow Six’de oyun, görev öncesi yapılan plan ve genellikle üç veya beş dakikalık süren dikkatli planlamanın başlangıcıydı. Spec Ops ise, oynanış istediğiniz an tipini seçip (keskin nişancı, ağır makineli desteği), hop diye oyuna dalmak ve gerçekçi bir 3D taktik savaş deneyimi yaşamak isteyenler için hazırlanmış gibi görünmektedir. Bu açıdan Spec Ops’u ve tıpkı Spec Ops 2’yi Rainbow Six serisi ile değil de Delta Force serisi ile karşılaştırmak daha doğru olacaktır.

Çok Kalabalıklar

Spec Ops 2’nin ilk oyunla arasında büyük farklar bulunmamakla birlikte, görevlerde yönettiğimiz asker sayısının dörde çıkmış olması ve elbette grafiklerin günümüze uyarlanmış olması göze çarpan değişikliklerdir. Ancak şunu da belirtmekte fayda var ki, dost askerlerin sayısındaki artış düşman askerlerinin sayısında da artış olduğunu oynarken yeterince fark edersiniz. Dolayısı ile hemen illa tavsiye edilmez. Yapımcı ve yaratıcı bol mermi almanızı, bulunduğunuz mevzilerde yer değiştirmemenizi gerektirdiğini ekleyelim.

Spec Ops 2’deki ikinci radikal değişim Multiplayer oyuna destek verilmiş olmasıdır. Bilgisayarın yönetimindeki kuklalar yerine gerçek insanlarla karşı savaşmanın zevki kıyaslanamayacak derecede. Spec Ops 2’nin bu yeni özelliği, onu bir FPS oyununa göre daha popüler yapabilir. Çünkü hazır görev seçeneklerini ve mekanları tercih eden oyunculara Multiplayer oyunlarda rahatça oynayabilme ve doyasıya savaşma imkânı veriyor. Delta Force 2’ye bir rakip çıktığını söylemek yanlış olmaz.

Spec Ops’u bilmeyenler için, biraz yapıdan bahsetmek lazım; ancak benzer oyunlar ve yukarıda yazılanlar yeterince açıklayıcı olmuştur. Bir iki silahla kolayca ilerlenebildiği, peşe görevlerinde silah namlusundan çıkan ışıkla yerinizi belli olduğu ve yapay zekâ yönetimindeki düşman askerlerinin üzerinize yağmur gibi mermi yağdırdığı, hızlı ve dikkatsiz hareket etmenin sizi düşman keskin nişancılarının kucağına düşürdüğü gerçek bir savaş oyunu Spec Ops 2.

Takım Yönetimi

Basit menüsü sayesinde kolayca başlayabildiğiniz oyunda, üzerinizdeki eşyaları bırakabilir veya yerden yeni eşyalar alabilirsiniz. Bu seçenek, malzemelerin takım arkadaşlarınız arasındaki değiştirilebilmesini sağlamaktadır. Ancak yine de bir kod yardımıyla senaryoların veya mekânların daha hızlıca değiştirilmesini iyi olabilirdi.

Takım arkadaşlarınıza, bir yere git, saldır, imha et gibi komutlar vererek savaş alanında tam bir takım çalışması yaratabilirsiniz.

Oyun beş ayrı senaryo içeriyor ve her senaryo kendi içinde altı görevden oluşuyor. Yalnızca Kore ve Tayland senaryoları dörder görev şeklinde.

Sesler

Spec Ops’da seslerin ayrı bir önemi var. Aslında Rainbow Six ve Delta Force’da olduğu gibi, oyunda hangi sesin nereden geldiğini bilmeniz size inanılmaz avantajlar sağlıyor. Oyun esnasında, nerede, neyle ateş edildiğini, bir keskin nişancının konumunu çıkardığı seslerden yararlanarak buluyor ve önleminizi alıyorsunuz. Dolayısı ile oyunu oynarken, etrafınızda yakan seslerin sizi rahatsız etmemesine özen göstermeniz yararınıza olacaktır. Bir de kaliteli Surround veya en azından stereo bir ses düzeniyle sahaya çıkmanızda fayda var. Hip olmayanlar, üst düzeyde Spec Ops 2 deneyimine de, güçsüz gecelere mahkûm edebilir; ama tatmin olmanızı sınırlayacaktır, bu da aklınızda bulunsun.

Beğenimi Kazandı

Spec Ops 2, birinci oyundan, sistem olarak hayli farklılıklar göstermiyor. Rainbow Six serisi dururken, gerçekçi bir taktik FPS arayanlar için yine de değerlendirilmeli. Çünkü Spec Ops 2 oynamanın mantığı farklı; uzun uzun plan yapmak yerine, hızlı kararlar alıp anında uygulamaya dayalı. Bu yüzden Delta Force 2 veya Spec Ops 2 oynamanın zevki daha başkadır. Hatta kendi açımdan bu gruba dâhil edebilirim; çünkü bu aşamada hiçbir şey planlamayı, sadece birilerini öldürmek istediğimde Rainbow Six açıp, Delta Force’u açıp, M249 hafif makineli tüfeği ile teröristlerin üzerine yağmur gibi mermi yağdırıp stres atabiliyorum. (şiddet karşıtı taraflardan, lütfen anlayış bekliyorum… hayır, utanmıyorum… BL!)

Kısaca özetlemek gerekirse, Spec Ops 2 3D taktik savaş oyunlarını taktik kısmına çok da önem vermeyenlere hitap ediyor. Alın, el altına bulundurun, sinirlendiğinizde oynayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir