Oyun inceleme

Fighting Force 2 (1999)

Fighting Force 2

Bencil, egoist ve mazoşist bir kahramanın maceraları

Yapımcı firma: Core Design
Dağıtım: Eidos Interactive
Tür: Aksiyon


Atari amcanın dükkânını gezerken bir de bakarım ki, o ne? Abuuu, Fighting Fors iki gelmiş. Az mı oynadık arkadaşım Fighting Fors birini. Hemen gecikecek adımı eve getirip atarına takıp oynamaya başladım. Ho, bu ne ya? Yanlış mı aldım ben bunu? CD’nin içi mi karışmış yoksa? Bu Fighting Fors’a benzemiyor ki ama… Ulen yine destekli kazık yedik herhalde.

Yukarıda görmüş olduğunuz ibret dolu tablo, maalesef ülkemizde yaşandığı gibi tüm dünyada da aynı anda yaşanmıştır. Üç boyutlu platform ve dövüş seven insanlar, ekranlarında hiç alâkası olmayan bir ortam ve kendini birisi zanneden bir kahraman görünce, ne yapacaklarını şaşırmış ve Core & Eidos firmalarının kıymetli vadilerine hücum kusuru hiçbir zaman elden bırakmamışlardır.


Egoist kahramanın taneleri

Eskiden arkadaşları ile beraber çalışan satıcı ve zeki kahraman Hawk Manson’ı kontrol ederek yeraltına iniyorduk. Güya çok iyi eğitilmiş olan bu bencil ve sadist ruhlu zavallı, yere doğru hareket eden düşmanlarını ve etrafında gördüğü fotokopi makinesini de dahil olmak üzere her nesneyi yok etmesini sağlıyoruz. Zaten yapay zekâ sıfır, düşmanlar ya yerinde duruyor, ya salak salak üzerinize yürüyor ya da etrafınızı sarıp bekliyor. Adamımızın tipi belli değil, açılış demosunda daha henüz Matrix filminin çekimlerinden çıkmamış hali görünüyor. Sonradan oradan çıkıp oyuna geliyor apar topar. Mevzu belli değil, görev belli değil, oyun bizi nereye götürürse oraya yuvarlanıyoruz. Grafikler deseniz tekdüze, bol halı ve soluk. Kamera açıdan bir felaket.


Bencil kahramanın gündüz düşleri

Oyunun temeli üç boyutlu aksiyon olarak düşünülmüş. Aslında dövüş olacağı zaman başrol oyuncusu iki hareketten fazlasını yapamıyor, yangın dolaplarındaki baltalara musallat olmuş maalesef. O kadar kabiliyetsiz ki, bombaları bile çoğu zaman kendisine atıyor. Ama yine de hakkını yememek lazım, zira fotokopi makinelerine vurarak parşömen ve jetonlu kola makinelerini hırpalayarak belgesel kola çıkartmasını iyi beceriyor. Bu oyuna çok fazla dayanıp bitiremediğim için tüm okurlardan özür dilerim. Ruh sağlığınız açısından size de tavsiye etmem doğrusu. Çok mu abarttım dersiniz? Belki de. Ama Fighting Force 1’i zevkle oynadığım günler aklıma gelince kendimi aldatılmış hissettim.

Final Fight’tan sonra oynadığım en güzel ilerlemeli dövüş oyunuydu (biz öyle dedik). Şimdi ise yeryüzündeki hiçbir yerde rastlayamayacağınız üç çeşit düşman karakteri ve büro sandalyesine karşı savaşıyoruz. Kader mi bu? Değil, çünkü Medal of Honor var 🙂 Bye & Smile.


Grafikler

İdare eder diyorsam başka da bir şey söylemiyorum. İlk oyundan çok daha iyi olduğu kesin.

Ses ve Müzik

Commodore 64’e göre çok müthiş ses efektlerine sahip! Müzik diye gereksiz bir unsur da yok.

Oynanabilirlik

Ne bir harita var, ne de nereye gittiğiniz belli. Bırakın tekrar oynanacak bir unsuru, oyunu bitirmeye bile dayanamazsınız.

Atmosfer

Atmosfer harika yani, ne görürseniz yok diyorsunuz. Hep aynı yerler. Terminator bile daha duygusal idi.


Editör Notu: 65

İlk oyun kadar güzel olmasını beklemeyin. Eğer sırf adı için alacaksanız, iki kere düşünün.

  • CD sayısı: 1
  • Oyuncu sayısı: 1
  • Memory blok: 1
  • Analog joypad desteği: Var
  • Dual shock desteği: Var
  • Link desteği: Yok
  • Mouse desteği: Yok
  • Direksiyon desteği: Yok
  • Multi tab desteği: Yok
  • Tabanca desteği: Yok
  • PC Versiyonu: Yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir