Blog
Mobil 1 Rally Championship (1999)
Ne yağmur, ne çamur ne de kar… Hiçbiri durduramaz Komandoyu! (??)
Yapım: Actualize
Dağıtım: Magnetic Fields
Tür: Yarış

Ne diye şaşırıyorsunuz? Askere gidiyoruz işte, ben ne dediğimi biliyor muyum sanki? Yazdığım oyunun ralli olduğunu ben de farkındayım ama bir kez havaya girdim mi, kurtulamazsınız benden!! Şimdi okuyucu, omuzdan hızla alarak karşıma dikil bakayım. Çabuk, çabuk, çabuk! Artık evinde değilsin, o nazik bacaklarını çalıştır, kıvırırım yoksaa! Bölüüük, hazııır ol!! Herkes mevcut mu çavuş? Tamam öyleyse, bugünkü eğitim başlayabilir. Konu: PC için nasıl mükemmel bir yarış oyunu yapılır?
Yaylaları Yurdumun
“Amiga ve Commodore zamanlarını hatırlar mısınız?” gibi bir girişle eski oyunculara yazıya başlayan yazarların size asıl demek istediği şudur: “Bakın, ben o kadar zamandır bu piyasadayım ki, daha hiçbiriniz portakal içindeyken joystick sallıyordum”. Ne yalan söyleyeyim, ben de bu gruba dahilim. Ve bizim grubun çok iyi bildiği bir oyun vardır, herkesin yıllarca oynaya oynaya neredeyse yarış oyunu, ta ki Need for Speed gelene kadar tahtı elinden alınamayan Lotus Esprit serisi. Bu seriden tam üç oyun çıkartan Magnetic Fields, Electronic Arts isimli dev gelip de pastayı lüpletine kadar bu işten pay kapmayı ekmek yedikten sonra ortamlardan kaybolan bu adamlar, guru yapmışlar, ve tam iki sene boyunca oturup “Hani kovduğun fakir bir genç vardı?” demelerine aldırmadan evlere, en az NFS kadar kaliteli bir ralli oyunu hazırlamışlar. İşte Mobile 1 Rally Championship.

Esas olarak bir ralli simülasyonu RC. İngiltere Ralli Şampiyonasına dahil olan altı rallideki toplam 36 pist, üzerindeki kayalara kadar oyuna aktarılmış. A5, A6, A7 ve rüya makinanız A8 olmak üzere dört kategoride yarışan 22 sedan türü araba da sürüşünüze amade. Bunların arasında Ford Puma, Renault Megane, Honda Civic ve Seat Ibiza gibi her gün trafikte gördüğümüz sedanlar bulunuyor. Tabii, bu araçlar öyle bir modifiye edilmişler ki, herhangi bir kapışma ortamında altınızda bunlardan birisi var, rakibiniz gaz pedalına dokunduğunda siz çoktan köye varmış olursunuz.
Güce İnan Luke!
Başarılı her erkeğin ardında bir kadının olduğu gibi, başarılı her ralli sürücüsünün yanında da güvenilir bir co-pilot vardır. Son derece zorlu pistler boyunca sizi yönlendiren yardımcı pilotunuz, Rally Championship’te en büyük yardımcınız. Sürekli olarak yolun ilerisi hakkında bilgi veren co-pilot, gerçekten yarış atmosferini artırıyor ve eğer siz de benim gibi gerçeklikten yanaysanız, sağ alttaki haritayı ve ilerideki virajları ekranda gösteren okları kaldırıp sadece co-pilotunuza güvenin ve “gücü kullanın!”

Diyelim ki bu noktada ben size oyunun grafiklerinden dem vurmaya başladım. İşte o zaman tıkanırım, söyleyecek laf bulamam, kurur kalırım suratınıza. Neden, dersiniz, çünkü Rally Championship bir yarış oyunu; şimdiye kadar görülmüş en iyi grafiklere sahip. Arabaların kaplamalarından pistlerin üzerindeki en ince detaya kadar her şey gerçek gibi. Güneşli bir havada yarıştığınızda, ağaçların arasından süzülen güneş ışığı gözünüzü alacak. Sisli bir havada, yağmur altında yarışırken ekranın dibine girip sileceklerinizin bozulmaması için dua edeceksiniz. Ve eğer oyunu kokpit görüntüsünden oynarsanız, şimdiye kadar hiçbir yarış oyununda hissetmediğiniz kadar kendinizi “orada” hissedeceksiniz. Takla attığınızda uçup giden kaporta parçaları, sol sürtüşünüzde kopan ayna, arkaya yapışan çamur kütleleri… Bu oyunun aşırı bir gerçekçilik düşkünü tasarımcının elinden geçtiği belli oluyor.
Denge… Denge İyidir…
Ralli yarışlarında ana fikir, sürekli olarak hareket halinde olmak için gaza köküne kadar basmak değildir. Eğer NFS alışkanlıklarınızı bu oyunda da kullanmaya çalışırsanız, ikinci pist sonunda elinizde direksiyon kos START noktasına geri dönersiniz. Ralli’de, ne zaman gaz yükleneceğinizi, ne zaman arkayı savuracağınızı ve hatta ne zaman duracağınızı hesapta katmanız lazım. Bu nedenle, Rally Championship’in çaylaklara yönelik bir oyun olduğunu söylemek yalan olur. İlk birkaç denemenizde bitiş çizgisini görmeyi hayal dahi etmeyin. Bunun nedeni kimsenin size gerçek olması değil, bu nedenle bitişe iki kilometre kala patlayan motorunuz, çağlayan aklınızın eseri olacak. Eğer yarışın başında gazı kökler, her virajda takla atar, önünüze çıkan her ağaca bodoslama dalarsanız hiçbir yarışı bitiremezsiniz. Hız ve güvenlik arasında denge kurmanız çok önemli, çünkü iki yarışta bir karşınıza gelen garaj ekranında size verilen tamir süresini aşarsanız, bu süre ceza olarak toplam yarış zamanınıza eklenir ki bu da yarışı baştan kaybetmeniz anlamına gelir. Özellikle tam bir “beygir gücü” canavarı olan A8 dört çeker sınıfı arabaları kendinizi kaybetmeden yol açabilir, dikkat derim.
Grafiklerden biraz daha bahsetmek istiyorum. Özellikle hava şartlarının oyuna görsel katkısı çok büyük. Mesela yağmur. Yavaşça başlayan yağmurun siz hızlandıkça ön camınıza hızla çarpmaya başladığını görecek, son sürat giderseniz tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi yukarı doğru aktığını fark edeceksiniz. Araba modellerinin de hangi açıdan bakarsanız bakın, son derece gerçekçi göründüğünü söylemeliyim. Her yarışı bitirdiğinizde seyredebildiğiniz tekrar sırasında, arabanızı neredeyse mümkün olan her açıdan görebiliyorsunuz. Ve yarışın çekimini gelişmiş kıs-kopyala-yapıştır seçenekleri sayesinde istediğiniz gibi editleyip, kendi yarış kliplerinizi oluşturabiliyorsunuz. Minik bir detay, ama mükemmelliğin bu detaylarda saklı olduğunu artık biliyorsunuz.
Bir Şey Duyuyorum Ama…
Rally Championship’in gerçeklik, detay ve görsel mükemmelliğine ufak bir ekleme de ses cephesinden geliyor. Her arabanın kendine özgü motor seslerinin yanı sıra, üzerinden geçtiğiniz yüzeyin toprak, çakıl veya buz kaplı olmasına bağlı olarak tekerleklerden çıkan sesler de yeterince gerçekçi. Bunlara ek olarak, çevresel sesler de atmosfere katkıda bulunuyor, yanınızdan geçen sisli alkışlayan ve resminizi çeken seyircileri bile duyabiliyorsunuz! Müzikler hakkında ise yorum yapmak istemiyorum, techno’dur, mutlaka seveni vardır diyorum.

Rally Championship’te yarışmak için dört seçeneğiniz var: British Mobile 1 Rally, A8 Rally, Time Trial ve Arcade. Bunlardan ikisi 36 pistten oluşan büyük ralli müsabakaları, A8 rallisini açmak için İngiltere rallisini tamamlamış olmanız gerekiyor. Time Trial da klasik, her yarışta olan bir sürenin en iyi zaman rekorunu kırma zımbırtısı. Arcade ise, gerçek rallideki piste tek başına yarışıp, doğa ve makine ile mücadele etme konseptinden hoşlanmayanlar için, bilgisayar rakiplerinin de katıldığı bir yarış tarzı söz konusu. Bu seçenek Magnetic Fields kanımca Need for Speed fanlarına da hitap edebilmek amacıyla, ama kanımca çuvallamış. Neden diye soracak olursanız:
– Ralli pistleri dardır, bu yollarda zaman zaman iki araba dahi yan yana gidemez. Durum böyle olunca, önünüzdeki arabayı geçebilmek için ya iki saat geniş bir yol beklemeniz gerekir, ya da “İEEHH! YETİ GARİ!” deyip kendinizi soldaki yamaca tırmandırmaya çalışırsınız ki bu hareketinizin sonucu genellikle kırılan bir aks ve çorur oluyor. Yani dostum, zordur bu yollar, geceleri eşkıya kollar.
– Tamamen “solo” yarışmak üzerine kurulu olan bir ralli oyununda, böylesi “çok oyuncu”ya girmek cabalayan Magnetic Fields, ufak bir detay atlamış: Yapay zeka. Bilgisayar rakipleriniz resmen odun gibi yarışıyor. Sizin arkada ya da önde olmanız hiç fark etmiyor, ne sizi engelleyip sıkıştırmaya çalışıyorlar, ne de “aman şuna yetişeyim de geçeyim” gibi dertleri var. Sabit bir hızla, sabit bir yörüngede seyirlerini sürdürüyorlar. PC oyunlarının hiç anlamayan güzel bir arkadaşımız dahi yemek arasında yaptığı bir yarışta en yakın rakibine altı dakika fark atınca bundan bahsetme gereği duydum.
– Konu kardan açılmışken, ralli pistleri kapalı parkurlardan oluşmadığı ve rakipleriniz de odun olduğundan, yarış başladıktan iki dakika sonra herkesi geçmiş oluyorsunuz ve bir daha da tamponlarını görmüyorsunuz. Eee, ne anladım ben birlikte yarışmaktan?
Bu gereksiz yere uzamış açıklamadan da anlayacağınız üzere, Rally Championship’i adında belirtilen şekilde oynamak için, diğer rakipleri görmek için değil. Haaa, ama derseniz ki benim evimde network’üm var, kablo netim var, o zaman karışmam. Bulun kendinize bir rakip, eğer böyle bir şansınız varsa dahi, ekranın ortadan ikiye bölünmesi suretiyle, veya dönüşümlü olarak tek bir bilgisayarda arkadaşlarınızla yarışabilirsiniz.
Acı Tatlı Anılar
Öhö, oyunu o kadar övdükten sonra geldik dikene. Bu kadar güzel görünen bir oyunun sistem ihtiyaçlarının da ağır olacağını gerçeğine kendinizi hazırladığınızı varsayarak şunu söyleyebilirim: Rally Championship’i tam performansla ve zevk alarak oynamak istiyorsanız bir PIII 550 ve 32 MB belleğe sahip bir ekran kartınız olması lazım. Eğer grafik detaylarından biraz (bayaağı) bir düşmeyi kabul ederseniz, emektar Pentium II 350’nizde de rahat rahat oynayabilirsiniz (ne günlere kaldık, PII’ye emektar hala, vay be).

Uzun lafın kısası, Rally Championship, Need for Speed: Porsche çıkana kadar PC yarış oyunlarındaki tahtı ele geçirdi arkadaşlar. Bakalım gelecek ay NFS çıkınca neler olacak? Ne diyelim, yolumuz buraya kadarmış. Kendinize çok iyi bakın, hayatın sizi ezmesine asla izin vermeyin. Hoşçakalın… Yaaaylalar yaylalar…
Alternatif
Colin McRae Rally
Boss Rally
Grafikler
Muhtemelen şu güneşle şu gölgeler, şu arabalar kaportalarına inanamadım. Lotus döneminden bu zamana çok şey değişti, beyler.
Ses ve Müzik
Kuşlar, yağmur tıpırtısı, bağıran seyirciler, gecenin sessizliğini yırtan motor gürültüsü… Oh, canım böceğim. Ama niye techno? 🙁
Oynanabilirlik
Yeni başlayanlar için minik bir işkence. Ama ralli için canım diyenler için şahane bir oyun.
Atmosfer
Süper bir araba yarışının “atmosfer” kategorisinde benden bu kadar iyi not alabilmesi için daha fazlasını yapamazdı.
Editör Notu: 92
Minimum: Pentium II 266, 64 MB Bellek, 200 MB Harddisk Alanı
Önerilen: Pentium III 550, 64 MB Bellek, 650 MB Harddisk Alanı
Grafik Desteği: Direct 3D – Maksimum 1280×1024 çözünürlük
Multiplayer: Modem, Internet, Ağ ve iki kişilik split-screen
Extra: Force Feedback, EAX, Aural 3D