Blog
CREATURES 3 (1999)
Yapım: Mindscape
Dağıtım: Mindscape
Tür: Strateji

Mindscape’in Creatures 3’ü size hep istediğiniz ama yapamadığınız bir şeyi yapma imkanı veriyor! Bu bir çeşit hamamböceği besleme oyunu, üstelik çocuklar için değil. Sakın bu sözlerden oyunun çok kötü olduğu sonucu falan çıkarmayın, sadece ve tek kelimeyle, hayır iki kelimeyle bütünüyle gereksiz. Ama bir oyundan çıkar sağlamayı ummak gibi bencillikleriniz yoksa yazının devamını da okuyun, ilginizi çekecek şeyler bulabilirsiniz. Ayrıca Creatures serisini bütün diğer bilgisayar oyunlarından ayıran bir özelliği var; üstün yapay zekası. Oyunda yaratıklarınız level atlamak, upgrade olmak gibi eski atlayarak değil yavaş yavaş gelişiyorlar, öğrenerek ilerliyorlar.
Hamamböceği mi Kelebek mi?
Oyunun hikayesi azıcık absürd ama son derece yaratıcı: Bundan bin yıl kadar önce Shee adındaki meraklı bir uzaylı bir takım genetik çalışmalar sonucu yeni bir tür yaratmıştır. Adlarına Norns dediği bu yaratıklar (bence kısaca hamamböceği de diyebilirdi) doğuştan zeki ve meraklı tiplerdir (tıpkı hamamböcekleri gibi). Sonra bir gün her nedense kaptan Shee Nornlara paylaştığı uzay gemisini terk eder ve zavallı yaratıklarımız yapayalnız kalırlar. Buna gönlü razı olmayan siz iyi yürekli oyuncular da bu noktada devreye girip dışarıdaki tehlikelere karşı savunmasız olan ve zaten topu topu yedi saatlik bir hayat süresine sahip (yoksa onlar kelebek mi benzeteyim?) Nornları himayeniz altına alıyorsunuz. Zaten oyuna devam ediyorsanız ve kendinize bunu neden yaptığınızı soruyorsanız büyük ihtimalle alacağınız cevap “ama onların bana ihtiyacı var!” gibi bir şey olacak. Ben bu soruyu kendime sorduğumda aldığım cevap şuydu: “Sinan öyle istiyor, hrrr!”

Oyuna başlarken iki seçeneğiniz var (devam etmek ya da hemen vazgeçmek… demek istiyorum, demeyeceğim); bir dişi ve bir erkekle oluşan hazır bir Norn ailesi ya da sadece yumurtalar. Yani doğduğu andan itibaren sizin gözetiminizde hayata atılacak olan bebek Norn’lar. Bebek Nornlara hayatın gereklerini öğretmek için yapmanız gereken şey şu; gidip çevredeki nesnelere tıklıyorsunuz ve bir konuşma balonu çıkmasını bekliyorsunuz. Bu, siz ve bebiş hamamböceği arasındaki en temel iletişim metodu. Ama bu işi sıkıcı buluyorsanız ve veletlerle uğraşmam diyorsanız onları öğrenme odasına (Learning Room diyorlar buna) da gönderebilirsiniz. Burada öğrenme makinasını (Learning Machine yani Auto Teacher – bunun Türkçesi de otomatik öğretmen oluyor, hiç hoş değil) konumuna getirirseniz kuzucuklarınız sizi hiç yormadan konuşmayı öğreneceklerdir. Yeterince mürekkep yaladıklarına karar verdikleri zaman odayı terk edecekler ve aslında mesele bu kadar baslayacak. Bundan sonra bütün böcekler gibi her buldukları deliğe girip her şeyi koklayarak (tam olarak yaptıkları şey bu olmasa da) çevrelerini tanımaya çalışacaklar. Bu arada yavaş yavaş yetişkinlerin dünyasıyla da tanışmaya ve tabii ondan etkilenmeye başlayacaklar. Eğer ağzı bozuk bir nesil istemiyorsanız onları pis böceklerden uzak tutmalısınız.
Bütün bunlar size de son günlerin en çok konuşulan oyunu haline gelen The Sims’i anımsatıyor mu? Anımsatmalı, ama aralarında büyük benzerlikler ummayın. Sadece canlının kendi günlük hayatındaki etkinliklerinden sorumlu olmanız, yani iki oyunun mantığı benziyor birbirine. Onun dışında karşınıza çıkan olan her şey pratikte çok farklı. Eh, sonuçta biri insan, biri Norn yaratık ya da hamamböceği (ya da kelebek ya da veledet değil).
Çocuk Yetiştirme Sanatı
Oyunun iyi yanlarından biri her türlü ihtimale açık olması. Yani büyütmekte olan Norn’unuzla yeterince ilgilenmezseniz de başının çaresine bakabiliyor, kendi kendine bir yol çiziyor. Gerçi bazen bela sokması, hatta feci bir şekilde ölmesi de mümkün ama o kadar da ihmalkar olmazsınız herhalde. Ancak amacınız onun sadece hayatta kalmasını değil, daha yetenekli, zeki, vatana gemiye hayırlı bir evlat olmasını da sağlamak gibi ağır bir misyon gerektiriyor. Gelişimine ne kadar katkıda bulunursanız Nornunuz o kadar zeki oluyor. Çevredeki herhangi bir nesneyi kendi başına tanımasını beklemek yerine gidip ona bu nesnenin ne olduğunu söylerseniz kafasını çalıştırmasına yardım etmiş oluyorsunuz. Ama her söylediğinizi hemen anlamasını beklemeyin, bazı şeyleri defalarca açıklamazsanız anlamamakta direniyor.

Neyse ki bu şirin çocukluk evresi yani yavru böcük olma hali çok uzun değil, toplam hayatlarının ortalama bir saatini alacak. Bundan sonra bütün canlılar gibi üreme dürtüsüyle kendilerine bir eş arayacaklar. Ama çocuğumun kiminle olacağına ben karar verirsem de o işi sizin seçme şansınız da var. İşte bu noktadan sonra sabrınızın sınır ayarlarıyla sakın oynamayın, bütün sık kalabalık ve geveze Norn ailenizde. Evet, bir anda evinizde bitmek tükenmek bilmeyen ihtiyaçları ve kapanmayan çeneleriyle, her şeye burnunu sokan bir grup Norn türeyecek ki oyunda aile planlaması seçeneğinin olmaması çok tuhaf. Üstelik çevrede bir sürü tehlike var ve aileden biri her an kendini tehlikeye atabilir.
Oyunun içindeki, yani gemi içindeki düşmanlarınız geminin farklı ortamlarında yaşayan diğer canlı türleri. Bunlar arasında çok çeşitli böcekler, piranhalar ve ölümcül bakteriler var. Ancak Norn’larınız için asıl tehlike olanlar kendileri gibi daha gelişmiş türler. Gemide sizinkilerden başka iki ayrı gelişkin ırk var; Ettin’ler ve Grendel’lar. Norn’lar hiçbir şekilde savaşmaya ya da zarar vermeye eğilimli olmayan, aşırı meraklarını bir yana bırakırsak hiçbir kötü huy taşımayan saf yaratıklar. Ama komşuları için aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Grendel’lar Norn’larınızdan birini yakaladığında onu öldürene kadar hırpalamaya devam eden iğrenç yaratıklar. Bu yetmezmiş gibi yumurtalara karşı da son derece saldırgan tavırlar sergileyecekler. Yani, bir Grendel bir Norn yumurtasını gördüğü yerde yok eder demememiz gerekmiyor. Dolayısıyla yumurtalarınızı Grendel’ların erişemeyeceği yerlerde, mesela kuluçka odasında (Incubation Room da denebilir) saklamaya dikkat edin.
Peki ne olacak? Kötü ruhlu Grendel’ların yaptıkları yanlarına kar mı kalacak? Tabii ki hayır! Tıpkı dünyadaki gibi Shee’nin gemisinde de ilahi adalet var. Ve bu gemideki adaletin adı Agent. Norn’larınızın savunmasını sağlamak için kullanabileceğiniz makinalar.
Nefs-i Müdafaa
Agent’ları ne kadar verimli kullanacağınız tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. Çünkü bu makinaları farklı şekillerde bir araya getirdiğinizde farklı silahlar da oluşuyor. İsterseniz yakınlarınızdaki bir Grendel’in kokusunu alıp sizi uyaran bir detektör yapabileceğiniz gibi yaralı Norn’larınızı derhal evre ışınlayan bir teleport aleti de üretebilirsiniz. Ama yaptığınız şeyler diş fırçalama makinası, yumurta kırma cihazı gibi hiçbir işe yaramayan şeyler olursa Creatures Developer’s Program (bunu da kendiniz Türkçeleştirin) hizmetinizde. Burada kafanızı karıştıran kombinasyonlar yerine içinizdeki mucidi heyecanlandıracak şeyler bulabilirsiniz. Ancak ürettiğiniz Agent’ları nerelere yerleştirdiğinize dikkat edin çünkü hem sevgili komşunuz Ettin’ler bunları çalmaya çok hevesli hem de doğru silahı doğru yerde bulmanız gibi bir süreciniz var. Gerçi Norn’larınız öyle ya da böyle olup gidecekler ama yaşamlarını olabildiğince güvende geçirmelerini sağlamak size bağlı.

Oyunun grafikleri oldukça detaylı ancak bu ilk bakışta her şeyin fazlasıyla birbirinin içine geçmiş gibi görünmesine neden oluyor. Birbirinden farklı bir sürü animasyonun aynı anda çalıştığı bölümler önceleri konfigürasyonunuz zayıf bile olsa bilgisayarınızı biraz terletebilir. Arayüzü kavramak kolay, geminin farklı bölümlerini ziyaret ettikçe Norn’larınızı takip etmenizi kolaylaştıran sistem kullanışlı. Oyun içindeki her türlü nesneyi tanımlamak için başvurmanız gereken adres Agent Help. Bunun dışında daha önce de belirttiğimiz gibi bir nesneye tıkladığınızda hakkında detaylı açıklamaların yer aldığı bir balon belirecek. Bu bilgileri okuyun, ne de olsa başlangıçta siz de o gemide en az yavru Norn’larınız kadar yabancısınız. Bir de ekranın sağ kenarında bulunan üç düğme sürekli iş görecek. Bunlardan biri Norn’larınız hakkındaki bilgileri, biri seçenekleri, diğeri ise inventory’yi gösteriyor.
Son Olarak…
Son olarak en başta da dediğim gibi Creatures 3 kesinlikle zararsız bir oyun, sizi çok fazla sinir edecek, heyecanlandıracak, korkutacak hiçbir yanı yok. Ama keşke gerçek bir çocuk oyunu olsaydı, yani daha az karmaşık bir oynanış, daha basit bağlantılar, daha kolay algılanabilir bir çevre; o zaman amacına ulaşmış bir oyun olurdu. Ya da Mindscape bunun tam tersi üzerinde dursaydı, yani gerçek bir yetişkin oyunu için çalışsaydı. Daha hareketli, hızlı bir oynanış, daha gelişmiş yaratıklar, daha zorlayıcı bir strateji öğesi, daha büyük bir gemi. Creatures 3 şimdiki haliyle ancak oyun oynamaya yeni başlayan yetişkinlere önerilebilir. Aslında onların sayısı da az değil. Her şeye rağmen iyi niyetli ve sabırlıysanız hepinize önerebilirim bu oyunu. Norn’larla tanışın, belki sizinkiler hamam böceğine benzemez!

Alternatif
The Sims
Grafikler
Olması gerekenden daha fazla detay var gibi geldi bana; bu pek rastlanan bir şey değil.
Ses ve Müzik
Bir bebeğin sürekli mızmızlanmasına ne kadar katlanabilirsiniz? O kadar katlanabileceksiniz. Müzikse temaya göre fazla ağır.
Oynanabilirlik
Evet, tabii, oynanabilir bir oyun bu. Çocuklar için biraz karmaşık, yetişkinler için biraz basit olabilir ama herkes oynayabilir.
Atmosfer
Daha önce hiç uzay gemisinde bulunmadım ama buradakinden biraz daha farklı olacağını düşünüyorum.
Editör Notu: 62
Minimum: Pentium 200, 32 MB Bellek, 200 MB Harddisk Alanı
Önerilen: Pentium II 300, 64 MB Bellek, 200 MB Harddisk Alanı
Grafik: Software – Maksimum 800×600 çözünürlük
Multiplayer: Yok
Extra: DirectSound 3D