Blog
Wall Street Trader 2000
Asıl oyun, hergün oynadığımız ve başarılı olmak zorunda olduğumuz para kazanma oyunudur.
Ancak hayat insana her zaman bu kadar cömert davranmaz. Zira yatırımın iflas ettiğini, intihar yolunu seçen binlerce insanla doludur. Çabuk yükselmek kadar çabuk düşmenin de en kolay olduğu yer ise hiç şüphesiz ünlü Wall Street’tir.
Aşkı Parayla Satın Alabilir Misiniz?
(Evet), Wall Street Trader, Capitalism’e benzer bir ekonomi simülasyonu. Gerçi ve gelecek vadeden parlak bir ekonomi adamı olarak, yeni satın aldığı bir Asya Bankası batmanın eşiğine gelen zengin yatırımcı Lord Fleming’in emri ile bankayı yaşatmaya çalışıyorsunuz. Ancak oyun sadece bir bankayı kurtarmaktan ibaret değil. Oyun ilerledikçe bankayı kurtarmakla kalmıyor, tüm Fleming imparatorluğunu da ele geçirmenin yollarını aramaya başlıyorsunuz.
İyi kotarılmış bir dizi ara video ile kendinizi oyundaki olayların içinde buluveriyorsunuz. Oyunun da görev tabanlı olduğunu hatırlatmakta yarar var. Büyük patronunuz sizi ilk görevlerde küçük alıştırma ve sınama görevlerine atayıp, para kazanma becerinizi ölçtükten sonra dişli rakiplerinizle karşılaşacağınız esas görevlerinize başlatıyor.
Başlangıçta rakiplerinizin ölümcül baskılarını püskürtmek için hızlı manevralar yapıp doğru kararlar almanız gerekiyor. Uzun vadede rakiplerinizin ince casuslar sokup Insider Trading oyununa girmeyi ve onların tümüyle ortadan kaldırmayı planlıyorsunuz.
Ya Sadakat?
O da mı Parayla?
(Evet). Oyun real time olarak gelişen piyasalarda geçiyor. Ancak oyunun hızını ayarlamanız mümkün. Yine de siz gerekli analizleri yapıp, ne alıp ne satacağınıza karar verirken zaman geçiyor ve siz karı vermekten çok gecikirseniz fırsatları da kaçırabiliyorsunuz. Elbette, tam tersi de geçerli yani acele ederseniz de elinizdekileri kaybetmekten kaçınamıyorsunuz. Birazcık karardan feragat etmek her zaman en mantıklı taktik olduğu için de acele etmek yerine yavaş ama dikkatli ilerlemenizi tavsiye ederim.
Başlangıçta sadece petrol ve Yeni Japon parası piyasalarında alım satım yapabilirken ilerleyen görevler otomotiv ve teknoloji sektörlerine kadar 16’ya varan alanda at koşturmanıza olanak sağlıyor. Elbette yatırım araçlarının çeşitliliği arttıkça üzerinde düşünmeniz gereken daha fazla ayrıntı ortaya çıkıyor ve dikkati elden bırakırsanız durumunuz da bir o kadar çabuk oyundan çıkmanıza sebep olabiliyor.
Gerçi oyunda yönettiğiniz holdingin parası harca harca tükenmeyecekmiş gibi görünse de Wall Street bugün olduğu kadar ne denli batırmış ne minikleri yetiştirmiştir, daima Bill Gates. Burnunuz hiç havalarda dolaşmasın çünkü düşmek çok kolay olabiliyor.
Peki Ya İnançlar!
Prensipleri Parayla Alabilir misin?
(Evet). WST 2000 oynanabilir bir oyun yapan en önemli özelliği kullanıcı kolaylığının gözetilerek dizayn edilmesi. Normalde çok karmaşık ve öğrenmesi, oynaması zor olması beklenen bir ekonomi simülasyonunda olabilecek en iyi arayüz geliştirilmiş diyebilirim. Oyunun oyuncuya ihtiyacı olan tüm bilgileri size sadece bir tık uzaklıkta olduğu için aradığınız bilgiye hızla ulaşabiliyor, dolayısıyla hızla karar verip para kazanabiliyorsunuz.
Daha da önemlisi zaten zor olan oyunun içinde bir de ekranlar arasında dolaşıp aradığınız şeyi bulabilmek için çaba kaybetmiyorsunuz. Oyunun yapısı ileriyi görmeyi ve buna göre yatırım yaparak para kazanmayı gerektirdiği için oyun boyunca en çok ihtiyacınız olan şey bilgi oluyor.
Bilgiye ulaşmak için ise takip etmek istediğiniz sektörleri inceleyip size raporlar verecek ajanlar tutuyorsunuz. Hatta daha ileri gidip incelemek istediğiniz noktalara casuslar yerleştiriyorsunuz ve yasalara aykırı olan “Insider Trading” olayına giriyorsunuz ama yakayı ele verdiğinizde karşınıza bir avukatlar ordusu bulmayı da göze alabiliyorsunuz tabii ki.
Oyunun gerçekçi bir ekonomik modele sahip olması onu ekonomi ile ilgilenen herkes için kaçırılmaz bir deneyim haline dönüştürüyor ancak bir de madalyonun öbür yüzü karşımıza çıkıyor. Eğer bütün hayatınızı Galatasaray’ın veya Fenerbahçe’nin defansında, orta sahasında kimin oynaması gerektiğini düşünmekle ve hatta takım sevdanız yüzünden rakip takımların taraftarlarıyla kavga etmekle geçiriyorsanız, kızlar size göz kırparken siz halı sahada maç gitmek için başınızı çeviriyorsanız veya çok doğal olarak lisede henüz korelasyonun ne olduğunu size öğretmedilerse WST 2000 oynamak size biraz zor gelecektir (biraz değil, ÇOK.) Ama yine de, okuldan sonra hayatın nasıl döndüğünü, babalarınızın nasıl para kazandığını, bir gazete haberi ile insanların nasıl para kazanıp kaybettiklerini anlamak için bu oyuna bir göz atmanızda fayda vardır derim.
Peki Ya Yürek, Cesaret?
Onlarda mı Parayla?
(Evet.) Oyun aslında çok kolay ve kullanışlı bir multiplayer moduna sahip ama tahmin ettiğiniz gibi oyunu multiplayer oynamak isteyecek rakip bulmak gerecek bir sorun. Ancak LAN üzerinde bir kaç arkadaşınızla beş altı saat kalmayı göze alıyorsanız oyunun multiplayer olarak tadı çıkar ama internet üzerinde arkadaş bulmanın çok zor olduğu söylenmekte ve yapmak için para aldığım görevlerin arasında.
Ancak oyunun çok düşük konfigürasyonlu makinelerde bile çalışması, upgrade edilmemiş makineler veya notebook kullanan oyun severler için iyi haber sayılabilir.
WST 2000’in senaryoyu takip eden görev tabanlı yapısı, oynanış açısından harika bir deneyim yaşatıyor. Verilen görevi bir an önce bitirmeye çalışmak nedeniyle oyunun temposunun düşmemesi artı özellikler arasında sayılabilir ama uzun vadede stratejiler üretmek istediğinizde görevlerin bazıları insanı biraz hayal kırıklığına uğratıyor.
Para Bu Kadar Güçlü mü?
Biz Onun Kölesi miyiz?
(Evet.) Wall Street 2000 de başarı, fazlasıyla günlük alım satım taktiklerine dayanıyor. Haberleri sıkı sıkıya takip etmek ve piyasanın gelişen haberlere nasıl tepki vereceğini kestirerek alım satım yapmak oyundaki başarının sırrını oluşturuyor. Hızlı bir FPS oynamaktan sıkıldıysanız, biraz da gerçek hayata dönmek istediğinizde oynamak isteyeceğiniz kadar güzel ama hayatın gerçeklerini en acı şekilde hatırlatacak kadar da sinir bozucu bir oyun Wall Street Trader 2000. Paranın her şey demek olduğunu anladığınızda hayatınızın için çok geç olmasını istemiyorsanız şu oyuna bir göz atmanızı öneririm. Ve eğer babanız çok zenginse, şimdiden gizli bir banka hesabına paracıklarınızı istiflemenizi de öneririm yoksa vakti geldiğinde siz de bu pis dünyada babalarımız gibi para denen kirli kağıtların peşinde oradan oraya koştururken bulursunuz kendinizi. Uyarmadı demeyin.
Grafikler
Ara videoları güzel. Oyun içi grafikler bilgi yoğunluğu içinde gözleri yormayacak kadar sade ve uyumlu.
Ses ve Müzik
Çok kayda değer bir şey bulabileceğinizi umut etmeyin. Ama oyunun atmosferini tamamlamak için yeterli oluyor.
Oynanabilirlik
Zor. Gerçekten zor. Sadece oyuna alışmak ilk saatlerinizi fazlasıyla sürebiliyor. Ama zaten hayat da zor.
Atmosfer
Çevredeki konumunuzda bir sorun yok. Kaybettiğiniz her cent için ekranda adınızı yazdırabiliyorsunuz.
Editör Notu: 75
Uzun dönemli stratejilere izin vermiyor ama para dünyasında dönen oyunların bir parçası olabilmek isteyenler için gayet iyi. Tavsiye.
- Minimum: Pentium 75, 16 MB Bellek, 100 MB Harddisk Alanı
- Önerilen: Pentium 200, 32 MB Bellek, 250 MB Harddisk Alanı
- Multiplayer: Internet ve LAN üzerinden max. 4 kişi
- Grafik Kartı Desteği: Software – maksimum 1024×768
- Extra: Yok