Blog
Close Combat: The Battle of the Bulge (1999)
Close Combat bu sefer SSI farkıyla karşımızda.

1996’da savaş oyunları kategorisini alt üst ederek piyasaya dalan Close Combat isimli oyun o sıralar pek çok eleştirmen tarafından geleceği olmayan bir oyun olarak değerlendirildi. Aslında sorun oyunda değildi, kimse Microsoft’un oyun dünyasına karışarak kadar mükemmel bir oyun yapmasını beklemiyordu o dönemlerde. Çünkü Microsoft’un oyun anlayışı bilmece bulmaca türündeki garip ve anlaşılması zor oyunlardan oluşuyor görünüyordu. Ancak insanlar Close Combat’ı oynamaya başladıklarında Microsoft’ta bir şeylerin değişmeye başladığını gördüler çünkü Microsoft’un yayınladığı ve Atomic Games tarafından geliştirilen Real Time Strateji Close Combat o güne kadar görülmemiş bir şey yapmamıştı. Hem tarihi bir savaş oyunu olması hem de oyundaki tüm askerlerin birbirlerini korku duygusu taşıması sebebiyle Close Combat o güne kadar yapılmış en gerçekçi Real-Time Strateji olmuştu. Elli kişilik bir piyade birliğini düşman ateşine sürdüğünüzde askerleriniz önce söylediğiniz yere gitmeye çalışıyorlardı ancak takım yarısı öldüğünde geride kalan artık bu işin olanaksız olduğunu söyleyip fazla mermi sokacak bir delik arıyorlardı. Emrinizde ısrar etmeniz halinde ise adamlarınızı size el kol hareketleri yapıp savaş alanından kayboluyorlardı.
Düşman Komşu Bölgede Görüldü
Close Combat 4, yine Atomic Games tarafından geliştirilen ama bu kez SSI tarafından dağıtılan bir oyun. Ardından geçen yıllarda Close Combat’ın ikinci ve üçüncü bölümleri de çıktı. Hepsi de ilk oyundaki tadı hatta daha fazlasını veriyorlardı oyunculara ama özellikle üçüncü oyunda yani Rusya cephesinde oynuyorlardı, oyun üzerinde stratejik kontrollerin oturmamasından çok yakınmışlardı. Yani oyun boyunca size verilen görevleri yerine getiriyordunuz ve oyunu devamlı bu görevler sırası içinde oynuyordunuz. Oyun tarihi gerçeklik kaygısı gözettiği için Almanların Ruslara saldırması ve Rusların onları geri püskürtmesi kronolojik görevler sırası şeklinde oyunun önüne konuluyordu.
Gerçek Savaş?
Close Combat 4, doğal olarak serinin bu güne kadar yapılmış en gerçekçi üçüncü oyun iddiasını taşıyor. Özellikle üçüncü oyunda Almanlar ve Ruslar arasındaki çetin tank savaşlarının ağırlığını hissedebilmesi için piyadelerin çok zayıf tutulması tepki çekmişti. Son oyunda artık piyadeler de gerçek bir savaştaki gibi, tanklar için ölümcül olabilmekte ve daha pek çok işe yaramaktadırlar. Oyunda İkinci Dünya Savaşı’nda bulunan neredeyse bütün askeri birlikler yer alırken, artık oyuncuya hava ve topçu saldırıları seçeneği de sunuluyor. Düşmanın tanklarını ve yerleşimlerini yerle bir etmek çok yararlı olan topçu ve hava desteğini yerinde kullanmanızı tavsiye ederim zira sote bir yere yatıp atış alanına giren her piyadenizi ve tankınızı kevire çeviren bir Alman Panther’in dize getirebilmek için beş altı tank ve bir sürü piyade harcamaktansa uçaklar ve toplar ile işi daha temiz bitirebiliyorsunuz.

Oyunun kontrollerinde bir değişme olmadığı görülüyor. Close Combat serisinin artık standart hale gelen kontrol sisteminde seçtiğiniz birimin üzerinde mouse’un sağ tuşu ile kliklediğinizde ekrana gelen küçük menüden bu birime ne gibi emirler vereceğiniz emirlerin bir listesini buluyorsunuz. Elbette sahadaki askerlerinizi veya tanklarınızı tek tek seçip emir verebileceğiniz gibi bir çoğunu aynı anda seçerek topluca da emir verebilirsiniz. Özellikle, piyadelerinize topluca saldırı emri verirken yapacağınız gibi yani.
Close Combat 4: Battle of the Bulge son derece güzel bir Real-Time Strateji. Üstelik bu kez oyuna stratejik kontrol öğesinin de eklendiğini ve Avrupa haritası üzerindeki 40 bölgeyi istediğiniz gibi asker nakledebildiğinizi de aklınızdan çıkarmayın. Oyunun kontrol panelindeki karışık görüntünün sizi korkutmasına ve Close Combat hazzını yaşamanıza engel olmasına izin vermeyin.
Grafik-Ses
Artık alıştığı üzere oyunun grafiklerinde veya seslerinde fazla bir değişim yok. Her şey aynı ilk oyundaki görünümünü koruyor ancak yeni silahlar ve dolayısıyla yeni sesler oyuna eklenmiş. Ayrıca belirtmeliyim ki, neredeyse her silahın ayrı bir sesi olduğu için oyunda biraz deneyim kazanınca, görüş alanınızda olmayan ama size ateş açan bir silahın nasıl bir ses olduğunu kolayca ayırt edebileceksiniz.
Oyundaki birlik satın alma sisteminin de değiştiğini hatırlatmakta fayda var. Eskisi gibi prestij puanı ile yeni birlikler satın almak yerine birliklerinizden eksilenleri orduya yeni katılan çaylaklardan oluşan bir Replacement Pool’dan tamamlıyorsunuz. Elbette, çarpışa çarpışa deneyim kazanmış ve attığını vuran birliğin içine yetersiz emirleri sokmak çok da istenilen bir durum olmadığından bu seçeneği de gerçekten ihtiyacınız oldukça kullanıyorsunuz.
Oyunun eksik görünen bir noktası ise yapay zekanın bazı yerlerde çakılması. Özellikle tankları ölü bulmaya çalışırken saklandıklarını ve takip kalktıklarına şahit oluyorsunuz ama bunun dünyayı yapay zekanın başarılı olduğunun göstergesi olduğunu görebilirsiniz çünkü bir birlik neredeyse inisiyatifini kullanarak kaçıp saklanıyor. Her an, ateş altında kaldığı için disiplin ve komutandan vazgeçip saklanan ve tekrar emir bekleyen bir birlikle karşılaşmanız mümkün bu oyunda.
Notlar
Grafikler
Asker birlikleri de dahil boyutu ama oyun yine de güzel görünüyor. Savaş başlayınca ortalığın ne olduğunu görüyorsunuz.
Ses ve Müzik
Savaş sesleri muhteşem. Oyun sırasında silah seslerinden tanıyabiliyorsunuz. Bütün sesler çok iyi.
Oynanabilirlik
Oyun içinde tek bir değişim bulunmaması ve oyunun zorluğu, askerleri komuta edilmediğinde ortaya çıkıyor.
Atmosfer
Oyundaki bütün atmosfer sesleri oyuna mükemmel katkı yapıyor. Çizgiler ilerledikçe askerler, koşuşturan birlikler…
Editör Notu: 85
Minimum: Pentium 200, 32 MB bellek, 660 MB sabit disk alanı
Önerilen: Pentium II 233, 64 MB bellek, 660 MB sabit disk alanı
Grafik Desteği: Software – Maksimum 1024×768 çözünürlük
Multiplayer: LAN ve Internet üzerinden
Ekstra: Yok