Blog
Beyond Atlantis (1999)
Kayıp kıta, suların altında mıydı yoksa, altı taşın arkasında mı?
Yapım: Cryo Interactive
Dağıtım: Cryo Interactive
Tür: Adventure
Sonlu Bilgi
Atlantis medeniyetinin özel gücü insanların kolay kolay elde edebileceği cinsten değil. Özellikle binlerce yıllık tarihi onu günümüz insanının bile oraya gelemediği düşünülürse. Atlantis’i Atlantis yapan uzaydan gelen “The Cube”’tü. Bu “şey” Atlantis’lilere düşündüklerinden çok daha fazlasını vermiş ve onları çok üst bir seviyeye çıkmıştı. Ama kendine sorun yaratmak için dünyaya gelmiş, insanoğluna rahat batmıştı ve Atlantis’liler “The Cube”’ü karanlık ve aydınlık diye iki tarafa ayırdılar (tanıdık geliyor mu?).

Tibet’in yüksek dağlarına çekilir. Çünkü bu sıralar gökyüzünde gözüne ve yoklamasına süpernova iyi tarafın uyanmasına izin verdiği gibi, karanlığı da ayakta kaldırmıştı. Ten, ışığın gizli koruyucusu ve taşıyıcısı, ise karanlığı ait olduğu yere yollamayı başarabilecek tek kişidir. Bunun için önce Shambhala’ya 6 taşını bir araya getirip oraya ulaşabilmeli, ve ancak ondan sonra karanlıkla tanışmalıdır.
Konudan da anlayabileceğiniz üzere, oyun oldukça uzun. Gerçi oyuna 3 taşla başlıyorsunuz. Ama diğer 3 taşı bulana kadar epey uğraşmanız gerekiyor, hele hele her birinin bambaşka dünyalarda olduğu ve birbirleriyle bir ilişkileri olmadığı düşünülürse. Evet, her biri tamamen kendine özgü grafikleri, müzikleri, dizaynıyla üç ayrı dünyada sizi bekliyor. Çin, İrlanda ve Maya Medeniyeti. Buralarda farklı kişilerin bedenlerine girip farklı insanlarla konuşarak üç uzun zaman geçiriyorsunuz.
Atlantis, gerçek bir efsane midir? Yoo hayır, efsane ne gerçek olursa efsane olmaz, diyeceksiniz. Ben de efsaneyi imkansız yapan günümüz dünyasındaki arkeolojik araştırmaları, söylenti ve yazı hazırladım. Gerçi varlığı kesin olarak kanıtlanamadı, ama bazı kişiler varlığından %100 eminler. Her ne kadar Atlantis ismi bir çok kişiye masaldan başka bir şey ifade etmese de, o günümüz teknolojisinin çok daha ilerideki medeniyetin ismi (ki kullandıkları süper bilgisayarlar, mikroskobik çipler değil, zırhlar ve kristallerin gücüydü) eski medeniyetler, efsaneler, okültizm ya da taşlarla ilgilenenlerin karşısına sıkça çıkmıştır.

Bir çok ipucu ve gizli nokta gösteriyor ki, Atlantis uydurma olmayacak kadar doğru gelişmiş bir medeniyettir. Atlantis, efsane ile gerçek arasında bir yerdedir.
Bu senenin en iyi adventure’ına hoşgeldiniz. Cryo adlı adventure klasikler firması, bu oyunun ilkini 2 sene önce çıkarmıştı ve kusursuz o zamanlarda da oyun piyasası yer etmişti. O zamanlar tanıtımını Mad doğrudan açıklamıştı bizim yaptığımız oyun Mad’in de dediği üzere müzikleri bile aynı bir yazı konusu (ki Soundtrack satılıyordu) olacak kadar iyiydi. Oyun, kesinlikle adventure veya Atlantis isimlerinden herhangi biriyle ilgilenen herkesi ekran karşısına çekmiş, iki sene boyunca kendisine köle yapmıştı. Muhteşem ötesi müzikleri, olağanüstü grafikleri ve o ana kadar hiç bir adventure’da olmayan atmosferiyle gerçek bir olaydı Atlantis. Ve şimdi bıraktığımız yerden daha da güzel bir şekilde devam ediyor hikayemiz (üstelik dolu dolu bir macerayı da sonuna kadar yaşatıyor).
Ve kaçınılmaz olarak kendi savaşlarını çıkarttılar. Ama karanlık taraf yenildi ve metal bir kafaya hapsedildi. Bu sırada aydınlık taraf da, zamanında Atlantis açısından kaçıp Shambhala’ya yerleşen insanlar tarafından saklandı. Ta ki yüzyıllar sonra Creon’un karanlık tarafı uyandırmasına ve onu kullanmaya çalışmasına kadar. Böylece harekete geçen kahramanımız Seth aydınlık tarafın yardımıyla karanlık tarafı yener ve karanlığı hapseder (Atlantis’in sonu). Önceleri her karanlık hem aydınlık taraf bir bütün şekilde bir arada çoğu şey isteyen Shambhala halkı, sonra yine savaşın çıkacağından korkarak bu sefer karanlık tarafı ayırıp aydınlık tarafı gizlice saklaması için Seth’e verir.
Sonsuz Sevgi
Aslına bakarsanız 4 CD’de gelen oyun hakkını pek veriyor. Bir adventure’da ilk göze çarpan öğe olan grafikler, fazlasıyla iyi.
Atlantis serisinin grafik yapısını diğer adventure’lardan ayıran esas özellik Cryo’nun diğer bir çok oyununda kullandığı Omni3D teknolojisi. Herhangi bir ekranda durup, istediğiniz yöne dönerek veya kafanızı istediğiniz kadar çevirerek ekranı incelemeniz mümkün olabiliyor. Bir bakıma sanal bir dünyayı arayıp sizin içine koyuyorlar. Ama esas sorun şu ki, tüm dünyayı gezemediklerinden bu dünyayı bir sürü “oda”ya ayırıyorlar, ve siz bir odadan diğerine geçerek ilerliyorsunuz. Kısacası her ne kadar ekranlar tek başına fazlasıyla yeterli olsa da, kare-kare oynandıkları için, akıcılığı ve atmosferi engelliyor. Ama neyse ki Atlantis 1’de olan özelliği Atlantis 2’de de var, ve bir ekrandan diğerine geçiş sinematik bir şekilde oluyor, mesela bir duvarın arkasına giriyor, ya da bir kapıdan geçerken kamera dönerek sizi yeni sahneye sokuyor.

Bu da atmosfer açısından oldukça iyi bir özellik.
Ama ne kadar yüz hareketleri ifadeler anlamı yüklerken mükemmel olmasa da aynı şeyi konuşmalar için söyleyemeyiz. Cryo her zamanki gibi inanılmaz titizliğiyle her ayrıntıyı araştırmış ve gerçekten Çin’i, İrlanda’yı, Maya’ları en ince detayına kadar oluşturmak için elinden geleni yapmış. Bu da tabii ki oyunu ekstra ilginç kılıyor. Karakterlerin grafiklerine gelince, hepsi yeterince güzel ve temiz. Cryo’nun iddia ettiği üzere yeni bir yüz tekniği kullanılmış ve mimiklerin gerçekçi olması için uğraşılmış. Oyun içindeki karakterlerin sadece dudaklarının oynamasını istemeyiz (hoş onu bile isteyeceğimiz oyunlar da yok değil mi Wild Wild West?). Sonuçta gene fazla basit bir yapı çizse de animasyonlar ve yüz efektleri Draculada’daki kadar gerçekçi değil.
Ama bu sakın oyunu gözünüzden düşürmesin, her şeye rağmen grafikler renkli, canlı ve etkileyici.
Her ne kadar yüz hareketleri ifadeler anlamı yüklerken mükemmel olmasa da aynı şeyi konuşmalar için söyleyemeyiz. Cryo bu sefer seslendirmeye epey önem vermiş ve bu konuda özel eğitim görmüş insanlar kullanmış. Gerçekten de, oyunda konuşmaların çoğunda karakterlerin duyguları doğru bir şekilde doğru zamanda yansıtılmış ve başarılı olunmuş. Müziğin ise mekana, karakterlere, olaylara, hatta konuşmalara göre değişmesi oyunu büyük özellik katmış ve epey eğlenceli yapmış.
Gelelim, Cryo oyunlarının klasik, Atlantis’in de en büyük özelliğine: bulmacalar. Eğer bir adventure’ı bulmacalar için oynuyorsanız, bu oyunu kesinlikle alacaksınız demektir. Kolayından zorlusuna, sayısına, her türden ve cinsten bulmaca oyun boyunca bir çok yerde karşınıza çıkacaktır. Bulmaca mantıklarının oyun boyunca tam tersi kalmaması imkansız.
Son olarak geneline baktığımızda Atlantis 2 bir çok yönden çok iyi bir oyun, alınması şiddetle tavsiye olunur. En azından sene sonuna 2000’in adventure’ları arasında en üst sıralarda olacağını garanti ederim.
Alternatif
Atlantis 1
Riven
Grafikler
Dünyaların çok ayrıntılı ve gerçekçi. Ekrandan akıp gidenler çok güzel düşünülmüş ve demolar da fazlasıyla iyi.
Ses ve Müzik
Seslendirmeler çok başarılı, efektler fazlasıyla yerinde ve atmosferik. Ortama ve koşullara uyum sağlayan müzik ise kesinlikle harika.
Oynanabilirlik
Bazı yerlerde genel yön değiştirmek biraz zahmetli ama alışınca sorun yok.
Atmosfer
Başarılı, başarılı, başarılı. İçine ne söylenebilir ki? Atlantis 2 atmosfer konusunda zaten sınıfının en iyilerinden.
Editör Notu: 89
Minimum: Pentium 200, 32 MB bellek, 70 MB sabit disk
Önerilen: Pentium 233, 64 MB bellek, 70 MB sabit disk
Multiplayer: Yok
Grafik Desteği: Software – Maksimum 640×480 çözünürlük
Extra: Yok