Oyun inceleme

The Wheel of Time (1999)

Büyüler, orclar ve diğerleriyle bezenmiş fantastik bir FPS istemiştiniz, değil mi?

Doom ile başlayan FPS çılgınlığı bugün bile devam ediyor. Bu alanda ekmek olduğunu çoktan anlayan oyun firmaları yeni şeyler eklemeyecek şekilde süsleyerek piyasaya sürüyor. Allah’tan birkaç yıl önce olduğu gibi ortak birbirinden iğrenç FPS’lerle kaynamıyor. Bu türden çıkan neredeyse her yeni oyun grafik olarak fazla bir zamanlar delirmiş bir yenilik içermese bile grafik ve oynanabilirlik açısından verilen parayı hak ediyor. Wheel of Time ise ilginç konusu ve kullandığı son model Unreal motoruyla diğerlerinden ayrılmakta.

Oyunun senaryosu aynı addaki bir fantastik roman dizisinden alınmış. Duyduğuma göre piyasada her biri aşağı yukarı bin sayfa tutan, sekiz tane Wheel of Time kitabı varmış, kalan ikisi de yoldaymış. Adam üşenmemiş yazmış ama ben okumaya üşendiğim gibi klasik bir Türk tepkisi verdikten sonra merak ettim araştırdım, dizi oldukça iyi eleştirilermiş. Ortada kadim büyücülerden oluşan bir birlik var (erkek olanlar bu birliğe giremiyor ama bu bir büyücü için hiçbir zaman sorun olmamıştır). Siz de doğal olarak genç bir hatun büyücüyü yönetiyorsunuz. Aklınıza hemen Lara gibi yarı çıplak (başımıza taş yağacak töbe töbe) oradan oraya atlayan bir fıstık gelmesin. Bizimki kulesinde hanım hanımcık oturmuş koca bulma, basiret bağlama türünden büyüler geliştirirken, birliğin merkezi olan White Tower bir katliam tarafından basılıyor ve birkaç kız kardeşi öldürülüyor. Sonuçta birliğin korunanları Elynai’yi katil bulup haklamaya yolluyorlar. Üzülmeyin her genç kızın başına gelebilir, ayrıca o kadar da savunmasız değilsiniz, çevrede bulacağınız kırk kadar tılsımı kullanarak size laf atan Trolloc’ların analarının yanına postalayabilirsiniz. Oyun sağlam bir senaryo çevresinde gelişiyor, belki de bu Wheel Of Time’in en güçlü yanı. Tabii ki düşmanların Dark One’ın (her fantezi dünyasında bir tane gerekir) kulu. Bu Dark One çağlar önce ruhsal enerjilerden oluşan bir hapishaneye kapatılmış şeytani bir varlık. Mürtetleri hücresini var eden mühürleri ele geçirip onu özgür bırakmak istiyorlar ve bu da dünyanın sonu demek oluyor tabii.

Ter’angreal?
Senaryo kitaplardakiyle paralel değil ama çevre, karakter kısaca dünya ve olayların arka planı diziden alınma. Böylece öykü baştan sıkı bir alt yapı üzerine inşa edilmiş. Şimdi insanın altında böyle geniş bir materyal var iken RPG falan yapmazsın da gidip FPS yaparsın? Bazıları Wheel Of Time’in de bir çeşit RPG olduğunu öne sürebilirler, ancak oynanış biçimi olarak oyunun fazlasıyla FPS yapısına sahip. Zaten ortadan buradan arkalamaca özellikler kullanılarak kökenini saklamaya çalışmıyor.Örneğin bir büyü sizi birkaç metre öteye ışınlayarak kapalı kapıları aşmanızı sağlıyor. En basit olan Air Pulse dışındakiler belli bir sayıda atış yapma olanağına sahip. Yerde bulacağınız (evet hayırseverim Unreal) yeni Ter’angreal’lerle biten büyülerinizi yenileyebilirsiniz. Toplayacağınız tılsımlar ise sağlığınızı artırmaya yarar. Channeling duvarlardan sekiyor ve Fireball çarptığı yerin yakın çevresini de etkileyebiliyor, deprem yaratan bir büyü de var. Çevrede gizli tuzaklar bulunuyor bu yüzden her zaman dikkatli olun. Güçlü büyülerin hedeflerine ulaşması daha uzun sürüyor. Genelde aynı anda çok fazla sayıda düşmanla karşılaşıyorsunuz. Oyunun eksi yönlerinden biri yeraltı geçitlerinin büyülerin tersine sinirli olması. En sık karşılaşacağınız canavar Trolloc’lar. Bölüm sonunda çıkan özel canavarlara dikkat edin, yapay zeka mükemmel değilse de idare eder. En azından düşmanlar saldırılarınızdan kaçmaya ve saklanmaya çalışıyorlar. Bazen büyüleri fırlattığınızda kovalayıp takip etmeyi becerebiliyorlar. Bazen büyülerin basit taktikler geliştirebiliyorsunuz.

Kapılar ve Duvarlar
Wheel Of Time’ın mekanları oldukça geniş, terk edilmiş kentler, gotik yapılar, kufi mağaralar gibi pek çok yer var. Hem kapalı yerlerde klostrofobi yaşıyor hem de açık alanlarda düşman peşinde koşabiliyorsunuz. Mimari tasarımlara özen gösterildiği her halinden belli oluyor. Unreal motorunun bu görsel zenginliğe katkısı büyük. Zaten bu motorun mimari yapısı çok iyi gösterebilme gibi bir özelliği var. Dinamik ışıklandırma, yansıma ve özellikle de su yüzeyindeki dalgalanma gibi efektler çok gerçekçi ve güzel görünüyor. Tek sorun karakterlere ve canavarlara aynı dikkatin harcanmamış olması. Karakter tasarımında az çokgen kullanılmış, ancak karakter animasyonları da hiç gerçekçi görünmüyor.

Sonuçta oyun geniş ve çok iyi tasarlanmış mekanlar kurtarıyor denebilir. Kullanılan dokular oldukça ayrıntılı ve gerçekçi. Level tasarımının da oldukça iyi olduğunu eklemeliyim. Unreal motoru sayesinde orta düzey bir sistemde bile bu kusursuza yakın çevre yapısını oldukça iyi bir hızda görüntüleyebiliyorsunuz. Yalnız motorun dezavantajı da kullanılan bir sürü yüksek çözünürlüklü dokuya sahip olması, Direct3D modunda çok düşük bir performansla karşılaşabilirsiniz. Ben çoğu oyunu daha güvenli olan Glide ile oynadım. Sadece 3Dfx ile bile motorun desteklediği S3Metal sürücüsü sayesinde çok iyi bir sonuç elde ettim. Sesler oyunun atmosferini çok güzel tamamlıyor. Müzikler de pek de ezik değiller, yeterli ve oldukça iyi.

Ne Dersin Usta?
İlerleyen bölümlerde terk edilmiş kentte kalıp kovalayıp bulduktan sonra, White Tower’ı saran düşmanları tek başınıza durdurmanız gerekiyor ve senaryo giderek ilginçleşerek gelişiyor. Wheel of Time’da tek kişi oynayabileceğiniz 13 tane bölüm var. Ama sanırım bu oyunun gerçek zevkine multiplayer oynarken varılır. En nefret ettiğiniz arkadaşlarınızı toplayıp büyüler ve karşı büyülerle bir büyücü düellosuna girebilirsiniz. Oldukça iyi bir oyun olmasına karşın ufak tefek eksikleri var. En iyi yönleri senaryosu, atmosferi ve mekan tasarımları.


Alternatif
Heretic 2

Hexen 2


Grafikler
Unreal motoru çok iyi. Mekan tasarımları olağanüstü, ama karakter tasarımları zayıf sayılabilir.

Ses ve Müzik
Hem ses hem de müzik oldukça iyi. Ama müzikler kendi alanında akılda kalıcı değil.

Oynanabilirlik
Tüm FPS’lerde olduğu gibi hızlı bir oynanış var. FPS meraklıları için kesinlikle kaçırılmamalı.

Atmosfer
İyi bir senaryo sayesinde mükemmele yakın. Özellikle karanlık atmosfer üstündeki etkisi muhteşem.

Editör Notu: 70

Minimum: Pentium 200, 32 MB bellek, 500 MB sabit disk, 4x hızlı CD-ROM
Önerilen: Pentium II 350, 64 MB bellek, 800 MB sabit disk, 16 MB ekran kartı
Multiplayer: Internet üzerinden max. 16 kişi
Grafik Desteği: Direct3D, Glide, S3Metal ve Software
Maks.: 1024 x 768 çözünürlük
Extra: Aureal 3D

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir