Oyun inceleme

Vigilante 8: 2nd Offense (1999)

Arabasının pedalına ve silahının tetiğine yürüyecek olanlara… (Nasıl ama?)

Yapımcı Firma: Luxoflux
Dağıtım: Activision
Tür: Action


İşte bir serinin daha yeni oyunu. Biz Vigilante 8’i beklerken Vigilante 8 2nd Offense çıktı. Bu seride de arabalarla kötü adamlarla savaşmak üzere inanılmaz silahlarla donatılan bir grup iyi insan üzerine odaklanmış bir konu var. Ama bu kez mesele geçen seferki kadar kolay değil. Hatırlayacağınız üzere geçen hikâyede, Vigilante’lar, Birleşik Devletler’in çeteciliğini soyan Coyotes’lere karşı savaşıyorlardı. Bu kez ise 1970’li yıllara geri dönen Sid Burn (kendisi Coyote lideridir) geçmiş komutanlarıyla uzaylı güçlere karşı savaşmak zorunda. Yani işler biraz karışık.

Oyunun konusumuza takar takmaz, geçen seferki kadar güzel bir demo ile karşılaşıyoruz. Mevzu bu kez zaman makinesini tanımamakdır. Convoy Abimiz, türlü bir şekilde kendini yeniden buluyor, bir zaman makinesi sayesinde onun zamanına gelen bir takım zıbıdıkların saldırısına uğrar. Hazır uğraşırken biraz da lastik yıpratırız alır. Bir müddet karşı koyması da ona bir şey kazandırmaz ve sonuçta Convoy Abimiz kendisini (ve tüm bir grubunu) kendini bir uçurumun kenarında bulur. Araya Mustafa Topaloğlu girip kek bile teklif eder ama nafile. Uzaylılar ne Nuh ne de peygamber demektedirler. Bu durumda Convoy Abimize uçurum dibi gözükür. Ona yanlış yapmışlardır. Artık onlar bitmiştir. Convoy Abimize kal-


Olayınız Nedir Bakalım?

Uzaylıların araçları tabii ki geleceğin arabalarına uygundur. Uçma kabiliyetleri olduğu gibi bir de karlı-buzlu bölgeler için kızak ve göl denizi gibi yerler için pervane donanımlarına sahiptirler. Geçen oyunda da olduğu gibi iyi veya kötü tarafı seçerek oynayabiliyorsunuz. Her bölümde, diğer araçları yok etmeden önce tamamlamanız gereken belli görevler var. Genel olarak iyileri çalan bir treni bulup sahiplerine teslim etmek için uğraşıyor, kötüleri ise çalmak için… Görevler bazen çok daha detaylı ve karmaşık. Aslında daha iyi olması beklenen bu özellik maalesef tam ters etki yapmış, çünkü gerektiği kadar açık ve net olarak ne yapacağınızı anlayamıyorsunuz. Örneğin bölümün birinde bir treni korumak ve bir çok alet kutusunu toplamak durumundasınız. Kutuları toplayabilmek için trene ateş etmelisiniz. Yaptığınız bir görev diğerine tamamen zıt. Başka bir bölümde de bir roketi ateşlemek için binayı parçalayarak içeri girmeniz, roketi platforma taşıyacak olan bilgisayarı tetiklemeniz ve sonra da roketi yollamanız gerek. Yerine getirmeniz gereken görevleri oyun esnasında kontrol edebiliyorsunuz fakat, zaten çok az bilgi veriyor; bir şeyler anlamak mümkün değil. Belki görevlerden en az birisini tamamlarsanız anlayabilirsiniz.

Ancak bu geliştirmeler her araç için ayrı ayrı tutulmuyor, tüm araçlar için geçerli. Yani bir arabada yaptığınız upgrade, diğerine de yansıyor.

Oyunun grafik motoru ilk oyuna göre geliştirilmiş ama yine de pek etkileyici değil. Kaplamalar bulanık, patlamalar orta halli. Ancak oyun çok hızlı olduğu için bunlara çok fazla takılmıyorsunuz. Ses efektleri yeterli, müzikler ise fena değil.

Yanlış Varsa Düzeltelim

Serideki dezavantajı olmayan tek yenilik aracınızın performansını geliştirebiliyor olmanız. Her düşman ünitesini yok ettiğinizde, ortaya bazı ikonlar saçılıyor ve siz bunları toplayarak aracınızı geliştiriyorsunuz. Bu ikonlar aracınızın hızı, zırhı veya ateş gücü gibi özelliklerini geliştiriyor. Bu kategorilerden herhangi birisinde yüzpuan topladığınız zaman, aracınızın şasisi otomatik olarak değişecek ve ağırlaşacak. Dehşet olacak, dehşet! Canavar, canavar! Bu ikonlar yaklaşık on saniye kadar görünecek. Bu durumda rakiplerinizi öldürmek üzereyken yanlarından olmamaya dikkat edin. Uzun menzilli silahlar kullanmaktan kaçının ki, puanları kaybolmadan, çabucak toplayabilesiniz. Bu özellik sadece Quest Mode’da değil aynı zamanda Arcade Mode’da da geçerli. Tabii o zaman kaç tane rakip seçtiğinize ve hangi derecede oynadığınıza bağlı.

Oyunun bir başka artı yönü de müzikleri. Gerçekten harikulade. Her parça, 1970’lerin havasını yakalamayı başarmış ve birbirinden çok farklı. Hemen hemen bütün parçalar oyun ile uyumlu fakat bölümler biraz uzadığı zaman baymaya başlayabiliyorlar.

Bu arada grafiklerde, geçen oyuna nazaran çok da göze batan bir değişiklik olmamış. Bazı patlamaların biraz daha hoş görünmesi gibi gelişmeler de yok değil. Bölüm dizaynlarının gerçekten de özenilerek yapıldığı belli oluyor. Adamlar harbi harbi yapmışlar. Atraksiyonlara bak bi!


Savulun Gaz Tenekeleri!

Çeşitli yerlerde araçların uçmasını sağlayan ikonlar var. Zaten yakıtın bir aracınız varsa ve siz bu ikonu alırsanız yerdeki araçları vurmaz hale geliyorsunuz. Bu nasıl bir mantıktır ben anlamadım doğrusu. Bir de yeryüzünden beş yüz metre havaya fırlatılıp tekrar yere düşme konusunu çözebilmiş değilim. Çözenler bi zahmet beni kurtarsın. Suda ilerleme olayı var mı, gizli karakterler! Bunları sizin oynayarak açmanız gerekli. İki kişilik oyun modları da eklenmiş. İki kişi beraberce cooperative ve karşı karşıya deathmatch olmak üzere. Buralarda bilgisayar ile yönlendirilmiş düşmanlarınız var.

Sonuç olarak olaylar fazla düşünmeden ya da tekrar yere inebileceğinizi takmadan oynayabileceğiniz son derece keyifli bir oyun Vigilante 8 2nd Offense. Bye&Smile…


Grafikler

Bir önceki oyuna nazaran pek fark yok. Ama yine de göze hoş geliyor.

Ses ve Müzik

Müzikler çok güzel, ortamı iyi yansıtıyor.

Oynanabilirlik

Araçların kontrolü biraz zor ama alışınca sorun yok.

Atmosfer

Görsellik ve sesler oyunun atmosferini iyi yansıtıyor.


Editör NOTU: 83

  • CD sayısı: 1
  • Oyuncu sayısı: 2
  • Memory block: 1
  • Analog joypad desteği: Var
  • Dual shock desteği: Var
  • Link desteği: Yok
  • Mouse desteği: Yok
  • Direksiyon desteği: Var
  • Multi tap desteği: Yok
  • Tabanca desteği: Yok

Alternatif

Vigilante 8
Twisted Metal 4

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir