Blog
Evil Zone (1999)
Street Fighter günlerini nefretle hatırlayanlar, iki tuşun gücüne inanın!

İnternet kafelerin öncesinde atari salonları vardı. Şimdilerde varlığını aratmayacak kadar yaygın olan bu salonlarda sıkça boy gösteren “Dövüşme oyunu” sevenlerdi. Bu kişiler, genellikle Street Fighter, Mortal Kombat gibi oyunların başında vakit geçirirler. Favorileri olan ve yıllardır devam eden bu oyunlar aslında pek çok oyuncu için birer bağımlılık. “Oğlum, bizim mahallede bulunan altı düğmeli var, bu makinede şu yok, büyük tekme tuşu yok” diye bakıp dururlar. Yok, o makine “şöyle görünür, böyle olmaz, tuşu yok” derken geri dönerler. Tuş sayıları azaldıkça yargı düzeyleri artar bu kimselerin. Evil Zone’ı karşıladığımda görmek isterdim. Standart Playstation joypad’inde dövüş için kaç tuş var? Sekiz. Evil Zone’da kaç tuşa gereksinim var? İki! Ne kadar dehşet verici değil mi? Sen bir dövüş oyunu yap, sonra da geçiş için saldırı, blok, savunma olmak üzere iki tane tuş koy. Adamı ekranın sağından soluna koşturmaya yetmez o tuşlar! Nasıl olacak bu iş?
Az sonra…
Tuş konusunu izah edeceğiz, ancak önce öyküye geçelim. Inhadura adlı kötü bir ırkın J-Prince adında suikastçilerinin huzurunu bozmak için hapsettiği boyuttan kaçmaya çalışan ihaduracının işini tamamen bitirmek için seçilen savaşçılar da yola koyulurlar.
Konu bu kadar. Ama bu kadarcık bir konudan yola çıkarak böylesine akıcı bir oyun değil Evil Zone. Aksine müthiş derecede derin bir öyküye dönüşmüş. Her dövüşte, seçtiğiniz karakterin geçmişine değinip TV dizisi şeklinde diyalog edilmiş. Sırayla tek round’luk dövüşlere katılıp ihaduracı yenmeye uğraşıyorsunuz. Dövüşlerden önceki karşılıklı konuşmalarda karakterlerin yüz ifadeleri için gösterilen emek takdire şayan. Ara demolar da basit, ama sizi oyuna bağlı tutmayı başarır. Tabii yalnızca dövüşmek ve karakterlerden kaçınmak isteyenler de Story’de ısrarcıyım.

Practice bölümüne girdiğiniz anda iki tuşun nelere kadir olabileceğini anlayacaksınız. İyi tür seçilen, tutuş, savunma ve genel teknik gibi dalların her birinde ders alabiliyorsunuz. Bu bölümlerin hemen her birinin en az dört-beş hareketi kapsadığını düşünürseniz hareketlerin ne kadar çeşitli olduğunu göreceksiniz. Tuş eksikliğini gidermek için güçlü kombinasyonlar (ileri-geri-saldırı vb.) ve pek çoğunuza tanıdık gelecek olan enerji doldurma imkanı kullanılmış. Saldırıya basılı tutarsanız güç doldurmaya başlıyorsunuz. Bu güç belli bir seviyeye geldiğinde bir enerji kristali kazanıyorsunuz. Aynı anda en fazla üç adet sahip olabildiğiniz bu kristaller size özel hareketinizi yapma şansı sunuyor. Buraya kadar her şey aşağılık, ancak dikkat etmeniz gereken şey enerji azaldıkça doldurmanız gereken güç miktarı kısalıyor ve daha kolay kristal kazanma geliyorsunuz. Bu da oyuna ilginç bir denge getiriyor. Karakterler yenilmeye yakın daha tehlikeli oluyorlar.
Yapay zeka konusunda bazı şüphelerim var. Aynı karakterle üst üste maç yaptığınızda sürekli tekniklerini değiştirdiklerini görüp artı puan vermiştim. Ancak özellikle oyunun sonlarına doğru bir kaç klik hareket üzerine yoğunlaşmaları kafamın köşelerinde minik bir soru işareti engel asmadı değil. Özellikle şu 1001 yaşındaki rahip kız ve finaldeki ihaduracı Capture’larına dikkat edin, yerinizde iki saniye durmanıza bile fırsat vermeden saldırabilirler.
Tuştan Tasarruf Edin
Evil Zone, diğer dövüş oyunları arasından getirdiği yeniliklerle sıyrılmayı başarmış. Karakterlerin dövüş öncesi demoları, dövüş içindeki büyü ve özel hareket demoları oldukça tatmin edici.

Her ne kadar gördüğüm en iyi dövüşçü olmasa da Final Fantasy VIII’e altlık da, ikincilik de Evil Zone’a verilebilir. Ayrıca Options menüsünde oyunun dünyasındaki çeşitli büyülerin ve Story seçeneğinde bildiğiniz adamların özellikleri hakkında bilgi almanızı sağlayan bir ansiklopedi mevcut. Yine aynı menüden oyuna ait tüm karakterlerin seslerini dinleyebilir ve oyun tasarımı aşamasındayken çizilmiş karakter eskizlerine göz atabilirsiniz. İsteyenler, farklı olmak için muhakkak çok büyük, köklü değişikliklere gerek olmadığını, biraz yaratıcılık ve ufak eklemelerle de türün kalıplarını esnetebildiğini gösteren bir oyun. Tuştan tasarruf etmek isteyenler için birebir.
Grafikler
İki boyutlu dövüş oyunlarında pek çok başyapıt grafik görmüşüz. Ama Evil Zone’da diğerlerinin aklında kalmıyor hiç.
Ses ve Müzik
Müzikler yeterince gaz veriyor ama ne bileyim, böyle bir oyunda müzikler farklı olmalıydı.
Oynanabilirlik
Orta seviye, türde arası bulunan çok sıkmaz. Az tuş kullanımı her şeyi basitleştirmiş.
Atmosfer
İşte tür özel olduğu için iç ve ara demoların sunduğu, karakterlerle diyaloglar ve arka planlar çok başarılı.
Editör Notu: 74
Basit kontrolleri ve iki tuşlu sistemiyle şaşırtmayı başaran bir oyun Evil Zone