Blog
Gran Turismo 2 (1999)
“THE REAL DRIVING SIMULATOR”
Yapım: Polyphony Digital
Dağıtım: Sony Computer Entertainment
Ve yüksek huzurlarınızda Gran Turismo 2! Bir yılı aşkın süredir beklenen Playstation konsolunun en iyi yarış simülasyonu çıktı. İşte şu anda elimde duruyor; inanmazsanız bakın! Göremezsiniz ki, sakladım. Ehe ehe… Şimdi ciddi olalım. Hadi hadi, neyse açıklamaya geçiyorum.

Sıkı durun! Gran Turismo 1’deki 150 arabaya karşılık, bu kez tam tamına 594 adet araba kullanmamıza sunulmuş. Vallahi de billahi de. Tamamı gerçek otomobil üretici şirketlerin modelleri, yani gerçek hayattan. Arabalar 36 farklı şirketten geliyor. Benim hayatımda da büyük bir yeri olan trafikte dans artık televizyon ekranında yaşayabileceğiz (amman polis amcalar duymasın!). Türkiye’de sık görülen manzaralar: ışıklarda Opel Tigra – Volkswagen Golf GTI, yayla yolunda Astra GSI – Peugeot 106 GTI veya bayırda Renault Clio – Toyota Corolla kapışması. Az sayıda bulunan spor arabaların yanında, günlük hayatta daha sık karşılaştığımız arabaların da yarışması mükemmel bir olay yani. Çoğunuz ailenizin veya sizin kendi arabanızı oyunda görmekten mutlu olacaksınız.
Hatta en çok onunla oynayıp power tuşuna basmayacaksınız. Ya da en sevdiğiniz spor arabalar; uups, bu kez bir problem var. Dönen bazı dolaplar yüzünden Porsche, Ferrari ve Lamborghini lisanslarını oyunumuzda göremiyoruz. Bu dolaplara fazla girip mide bulandırmak istemiyorum ama iyi haber: Alman Porsche olarak bilinen RUF’un, bu eksikliği biraz olsun gidermiş olması. Bu sefer bir çok marka katılmış. Japon ve Amerikan arabalarının yanında Fransız, İngiliz, İtalyan ve Alman arabaları…
1970’li yılların eski Amerikan arabalarından tutun da cip’lere kadar ararsanız var. Official Rally Car’lardan mini modellere kadar inanılmaz çeşitlilik. Oyunda belli bir açı bolluğu varken, her birini tek tek denemek bile haftalarınızı alacaktır. Arabanızı modifiye edebiliyorsunuz; yok mu sunroof? Ekleyebilirsiniz. Hız göstergesi de kilometre sayacına çevrilebilir. Lakin ben arabalar arası geçerken daha kötü bir performans sergiliyorum sanırım… Bir de siz bakın bakalım, ne dersiniz? Arcade’de Mercedes CLK 320 ile 120’yi zor geçebilmek ne demektir yahu?
Pişman olmazsınız
Oyundaki pistlerin sayısı 32’ye çıkarılmış. Bunlara yeni rallı parkurları da dahil. Bazılarında şehir içi yarışlar yapılırken, bazılarında profesyonel pistlerde yarışıyorsunuz. Kısacası sıkılmak mümkün değil.
Sanırım oyunu tam benim gibi hız tutkunlarına göre yapmışlar. Ne istediğimizi gayet iyi anlamışlar. Bir de yolları daha engebeli yapmışlar, arabayı yerden havalanınca ayağa dokunuyormuş gibi geliyor.

Yani bundan daha keyif verici bir şey varsa sadece bu duyguyu gerçek hayatta tatmak olabilir.
Cebinizin hafiflemesinden de fark ettiyseniz gibi oyun bu kez iki diskte bulunmuş. Birinci diskimiz Arcade disk. Bu oyun modunda fazla ayrıntıya girmeden yarışabilmek veya bir klasik oyunu oynamak mümkün. Diski taktığınız zaman üç dakika yirmi beş saniye uzunluğunda demo ağzım açık, dilim yerlere sarkmıştı. Zannedersem Playstation 2’de çıkacak olan Gran Turismo 2000’in grafikleri böyle olacak. Burada, yumuşak bir melodi ile güne uyanış ve araba yarışlarının geçmişten günümüze gelişimi, özel montajlanmış kısa videolarla anlatılmış. Ardından güzel bir akışla beraber oyunun logosu gözüküyor ve yeni rock müzik eşliğinde kapanış. Honda S2000 ile Mitsubishi Lancer Evo’yu yarıştırıyorlar aramızda. Bir Dodge Viper hayranı olarak, bu oyunun simgesinin Viper değil de S2000 olmasına acayip ayar oldum.
S2000 en çok hoşuma giden araba oldu ve yazıyı yazarken benim egoma dokundu. Demo’nun ardından memory kart yükleniyor ve menu ekranı açılıyor. İsterseniz oyuna başlamadan önce options’dan ayarlarımızı yapabilirsiniz. Sonradan sinir olmayın. Oyuna başladığınızda bir dizi menu ile karşılaşıyorsunuz. İçinde tek kişi mi çift kişi mi oynayacağınıza karar veriyorsunuz. Burada iki goodies seçeneği var, oyunda ne kadar ilerlediğinizi ve neler kazandığınızı görebiliyorsunuz. Bir de konuştuğumuz memory kartın ikinci slottan hafızaya yükleyecek bir seçenek var. Bir sonraki menüde ise Ralli, pist yarışı veya zamana karşı yarışan birisini seçiyorsunuz.
Arabalar burada dört kategoride toplanmış. A Class – spor modeller, B Class – yüksek performanslı arabalar, C Class – şehir otomobilleri ve Ralli Class – malum. Gerçi her pisti birincilikle bitirirseniz, oynadığınız zorluk derecesine göre ödüller alacaksınız.
Bana duacı bile olursunuz
Bir de mode disk var ki oyunun kalbi, dalağı, böbreği buradan atıyor. Sanki bir şehirde yaşıyor gibisiniz. Araba yıkatabilirsiniz, motor teste gidebilirsiniz, hatta lastik firmalarından özel jant bile satın alabilirsiniz. Evet evet, bu kez arabanıza Bridgestone, Goodyear, Yokohama, Falken gibi firmaların jantlarından istediğinizi birisini alıp takabiliyorsunuz.
Ya gerisi? Tüm yarışları kazanın ve garajınızı doldurun! Ama Mega oğlan der ki: oyunu hiç el sürmeden önce bir ehliyet al, sonrası sana viz gelir vız gelir. O da ne, bir de ehliyet mi alacağız?

Eveeet, ne sandın? O ne iyi, herif o kadar uğraşsın sana oyun hazırlasın, sen de hemen dal, oyunu bitir ha? Yok öyle yağma; önce hakketmelisin. Beş farklı ehliyet için girdiğiniz sınav, bu kez daha bilinç gibi gözüküyor. Ama bana Gran Turismo 1’dekinden çok daha kolay geldi. Üstüne üstlük dikiz aynaları da, tekerleği kırmış Go Kart gibi spin atarak pistin dışına savrulduğunuzda bilgisayar yardımınıza koşuyor. Size bu sınavı nasıl geçebileceğinizi anlatması için bir demo seçeneğiniz var. Bazı yollarda ise hız üzerindeki çizgileri takip ederek daha iyi zamanlar yapabiliyorsunuz. Hepsini aşınca iş bitti mi sandınız? İyi, bu kez de on parmaklık bir Special Licence açılıyor. Kolay gelsin. Ondan, arkadan ve dört çeker otomobillerde, her türlü koşulda eğitildiğiniz için oyunda zorlanmanız ya da zevk almamanız gibi mazeretler ortadan kalkıyor.
Tabii doğru otomobilleri de seçmek koşuluyla. Bir ehliyetin tüm sınavlarından altın (Golden) derece yaparsanız, çeşitli ödüller alıyorsunuz, burada oyunun en incelemesine bahsettiğim GT1’deki ehliyetleri GT2’ye yükleme gibi bir seçeneğimiz yok, ben de insanım, yanılmışımdır, yanılmışımdır!
Bu oyunu alın
Yarışlar, dört kategoride toplanmış: GT League, Special Events, Dirt Events ve Endurance. Görmüş olduğunuz gibi Endurance (dayanıklılık) rallilerinin bu kez kendi kategorileri var. Bu kategoriden sonra dallara budaklanan alt kategorilere ayrılıyor. Örneğin GT League, Japon ulusal yarışlarını kapsıyor fakat du yarışlarında da sınıflar var. Endurance kategorisi oyunun en uzun yarışlarını kapsıyor.
Türkiye’de ehliyet sınavlarını en iyi dereceyle geçerseniz ne ödül veriyorlar?
Gran Turismo’da bunlar hediye ediliyor
Ehliyetler — Verilen ödül
B Sınıfı — Spoon S2000
A Sınıfı — Dodge Concept Car
Uluslar arası C Sınıfı — [R] Mitsubishi 3000GT LM
Uluslar arası B Sınıfı — [R] Honda Del Sol LM Edition
Uluslar arası A Sınıfı — [R] Mitsubishi FTO LM Edition
Süper Ehliyet — [R] Toyota GT-ONE Race Car ’99
Not: Satın aldığınız veya size ödül olarak verilen arabaları satmaya çalıştığınız zaman, araçlarınızın değeri dörtte bir fiyatına düşecektir.
300 kilometrelik Grand Valley yarışından, tüm gece süren S.S. Route’a kadar full oturduk. Bu kadar Türkçe’yi yedi adet ayağı var. Bu modda kolay para kazanmanın yolu şu: iyi bir araba alın ve “Special Event”a girin. Ortadaki yarışı her birincilikte bitirdiğinizde 800000Cr para ve 2500000Cr değerinde bir araba kazanacaksınız. Ayrıca arcade diskin tamamı dahil, birçok yarışta Suzuki Escudo Pikes Peak versiyonu ile rahatlıkla kazanabilirsiniz. Devir göstergesi 16000’i gösterince insan bir tuhaf oluyor. Bu diski bitiren ardından öperim.
Geldik asıl kısma. Test Course ve bazı bazı parkurlarda gökyüzünün ortadan ikiye ayrıldığını ve farklı renklerde olduğunu tespit ettim. Çoğu replayde arabaların havada uçması da ayrı bir güzellik. Replaylerde kamera açıları çok güzel yakalamışlar ama yansıma o kadar abartmışlar ki arabalar net gözükmüyor. Yansıma oyunu efsanede daha da alıyor. Ayrıca Replaylerde yazıların ve şekillerin kaldırılmaması pek de iyi olmamış. Yükleme ekranları çok daha yavaşlamış. Arcade diskte tek menu sistemi çok banal olmuş. Arabalar hasar alabiliyor ama görünen değil, sadece kontrole etki ediyor. Bunun da sebebi hiçbir otomobil üreticisinin, arabasını oyunda çarpık, yamuk görmek istememesi. Küçük ama göz çarpan hatalar.
Bir de içimden gelenler var. İki veya daha fazla kişinin aynı anda oynayabildiği oyunlarda ekranın ve görüş alanının daralması nedeniyle, oyunlar orijinalliğini ve heyecanını büyük ölçüde yitirir. Playstation’ın da bir multiplayer bağlantı desteği olduğunu hatırlarsak bu oyunun dört kişilik olması için link desteği olmalıydı diyorum. Yapılmamasının sebebini de işlemci yok zorlaması ve herkesin çift televizyon-konsol bulamamasına bağlıyorum. Yakın zamanda PSX’in böyle özelliklerine daha detaylı eğilmeyi düşünüyorum.
Peki ya plakada adımız yazsa… Ya arabayı istediğimiz gibi biz boyayabilsek… Paintbrush benzeri basit bir programla, istediğimiz renkleri versek… Sinyal ya da selektör ile çağrıyı… Neyse, ütopyaları geçiniz ve sade geliniz.
Başından kalkamazsınız…
Bu güne kadar hep istemiş olduğum Need For Speed’deki hızın heyecanını, Colin McRae Rally’nin ralli havasını, Gran Turismo’nun gerçekçiliğiyle birleştiren, ve bunu cadde sokaklarda daha sık gördüğümüz Mercedes, Alfa Romeo–Opel–FIAT gibi arabalarla başaran yegane oyun Gran Turismo 2.
Hiç şüphesiz çok fazla para ve emek harcadık. Zaten isimlere ve markalara biraz bakıldığında bunu anlamak çok da güç olmuyor. Motor yağları, lastikler falan… Sonuçta ortaya yine bir Playstation klasiği ve bir şaheser çıktı. Ben ilk defa bir oyuna %100 puan vermeyi beklerken bazı hayal kırıklıklarına uğradım ama her şeye rağmen sonuç bence tatminkâr. Bir çok yarış oyununun tarzını da içinde barındıran bu oyun için rafınızda yer ayırmamak bence AYIP olur. Gran Turismo, yarış oyunlarını çok farklı bir çizgiye taşımış baba bir oyundur. Gran Turismo 2000 ya da Sega Rally 2’yi elde etmek kadar doya doya oynanmalıdır. Daha ne söyleyeyim? İyi yarışlar.
Grafikler
Aynı motoru kullanıyor fakat yarışmalar yanlış kullanılmış çözünürlük düşmüş. E5.
Ses ve Müzik
Sesler gerçekçi yok, her otomobilin sesi farklı ve gerçeğe uygun. Müzikler de müthiş.
Oynanabilirlik
Araçların kontrolleri biraz daha zorlaşmış, gerçekten zorlu. Ehliyet sınavları daha kolaylaştırılmış.
Atmosfer
Bir ralli oyununun beklenenden daha eksik ya da daha fazla değil. Yol, seyirciler, co-pilot, vs.