Blog
Indiana Jones and the Infernal Machine (2000)
20. Yüzyılın son günlerinde oyun piyasası çok hareketli. Bu rekabet piyasaya çıkan oyunlara kalite getirmesinin haricinde seçim yapmak zorunda kalan oyunseverleri de çok zor durumda bırakıyor.
Hâlâ iyi içerisinde hemen hemen her zaman piyasaya çıkan Tomb Raider: The Last Revelation ve Indiana Jones and the Infernal Machine, 3D Action’ın başlıca örnekleri olarak nitelendirilebilecek olan Tomb Raider serisinin The Last Revelation ile son ermesi bekleniyor. Sonu acaba iyi mi, fena mı, bilemem. Dile kolay son iki senedir yılbaşını kabus görerek geçirdim. Ama daha da kötüsü bunlarınki görünmedi. Tomb Raider oyunlarını süresi, bu konu bile kanıt aslında. Sam Indiana Jones’a göre düşüncesini kanıtlama fırsatı bulamadım. Sanırım orada bir yerlerde benimle aynı fikirde olan insanlar var ve bu sonuncusu da Indiana Jones and the Infernal Machine’yi oynamaya şansına sahip olmalı.
Indiana Jones and the Infernal Machine, Naziler’in yenilmesi ile beraber soğuk savaş başlamıştır ve Sovyet ajanları Babil’in efsanevi kalıntılarını peşine düşmüşlerdir. Burada bulunan bir makinenin bir paralel bir boyuta açılan bir kapı olduğu sanılmaktadır. Bu kapı kullanıldığı zaman oldukça kısa açılacak ve güç dengesi banttan elinden alınacaktır. Tahmin edin bakalım bunda sadece kim engel olabilecek? Tabii ki Dr. Henry Indiana Jones.

Oyun Colin Indy’nin eski bir arkadaşı olan Sophia Gemaldi tarafından görevlendirildiği bir sahne ile başlıyor. Bir Sovyet fizikçisi olan General Volodnikov, Babil kulesi ile bağlantılı paralel boyutta bir kapı açmış ve efsanelerin altı bir makine konusunu yardımda. Bu makineyi çalıştırabilmek için daha önce parçalanmış olan dünya üzerindeki eski noktalara yayılmış parçaları bulmak zorundadır. İşte bu parçalar da dünya üzerindeki çeşitli noktalara yayılmış durumdadır. Zaten böyle olmasaydı oyun da pek zevkli olmazdı.
17 bölümden oluşan ve 3D Action Adventure tarzında olan bu oyun, 38 büyük biniklerinden Nubia kraliçesinin labirentlerden dünya üzerindeki bir çok egzotik mekâna geziniyor. Bu bölümlerde 3D Action’ın tüm nimetlerinden faydalanarak size verilmiş görevleri zaman zaman karşılaşacağınız dostlarınız yardımıyla yerine getirmeniz gerekli. Ruslar’dan biri adım önde olmak için genelde mekanik düzeneği kurulan bulmacaları çözmeniz gerekiyor. Bu bulmacalar yapıları içinde bazen o kadar geniş olabiliyor ki, bitirmek için saatlerce uğraşmanız gerekebiliyor.
Dostu Düşmanı Bilelim, Ona Göre Davranalım
Babil’in uzun süredir dile gelen tanrısı Marduk’u uyandırmayı amaçlayan Ruslar, önce Marduk’un bulunduğu bu büyük tapınağı boyutlar arasında açılacak kapıyı açacak olan Makine’nin parçalarını aramak zorundalar. Bu makine için parçalar, koruyucu gardiyanlar ve bunların görevini yapan yaratıklar yardımıyla saklanmış durumda. Nitekim ortalıkta dağınık olarak bulunan iskeletler bunu açıkça gösteriyor.

Ice Guardian: Bu buzlu yaşam birimi Himalaya Dağlarında saklanan Urgon’un parçasını korur ve bunun için nişanlı buz okları kullanıyor.
Lava Guardian: Patlayan lavların yaşadığı yer altı gölü içerisinde yaşayan Lava Guardian, lav savaşçıları ile Taklit’in parçasını koruma altına alıyor.
Quetzalquatl: Olmec Vadisinde yaşayan dev yılan Quetzalquatl, Azem’in parçasını koruyor.
Robot Guardian: Nubia’nın Mısır’daki kalbinde yaşayan bronz dev, Nub’un parçasını koruyor.
Ethereal Marduk: Indy evine dönmeden önce iki farklı Marduk’u da mağlup etmek zorunda.
Fantastik korkunç maceralar esnasında karşımıza yılan, akrep ve böcek sürüleri, yarasalar ve daha önce gelen bir grup düşman ile de kapışmak zorunda.
Zafere Giden Yolda Her Araç Kullanılır
Kötüler oldukça rahat olan Infernal Machine’de Dr. Jones’u yönlendirmek için klavye, fare, Gamepad/Joystick kullanılabiliyor. Oldukça geniş klavye ve mouse yapısına sahip oyunda, 3D Action’larda oynadığımız sık kullanılan ve artık neredeyse standart haline gelmiş oyun düzeni. Eğer bu tür aksiyonları seviyorsanız 3D Action’ın tüm nimetlerinden faydalanan çok kapsamlı bir oyunla karşı karşıyasınız. Oynanabilirliği her yöne bakılabilen, ileri geri zıplayabilen, eğilebilen, koşabilen, silah kullanabilen, levye ve kamçı gibi klasik Indy aletlerini kullanabilen bir karakteri kontrol ediyorsunuz. Bulmacalar ve platform bölümleri ile birlikte ilerleyen yapım, Indiana Jones oyunları arasında en iyi örneklerden biri olmayı başarıyor.
Beyaz Perdede Indiana Jones
Steven Spielberg’in yarattığı 20. yüzyılın en popüler macera kahramanı olan Indiana Jones, ilk kez bu oyunla sinemadan bilgisayar ekranlarına konuk oluyor. Oyunu oynarken kendinizi bir Indiana Jones filmi izliyormuş gibi hissetmeniz mümkün. Dr. Jones’un kendine has espri anlayışı, aksiyon sahneleri ve atmosferi oyuna birebir yansıtılmış.
Serinin ilk üç filmi olan Raiders of the Lost Ark, Temple of Doom ve The Last Crusade’deki klasik sahnelerden esinlenmeler oyunun pek çok bölümünde hissediliyor. Bu da Indiana Jones hayranları için ayrı bir keyif sunuyor.
Infernal Machine’deki araçlar çok daha önde. Ne de olsa adamlar tecrübeli. Lara’ya göre çok daha kaba hareketlere sahip olan Indy’de Tomb Raider’la kıyasla çok daha az grafik hatası mevcut. Ayrıca TNT2 Geforce desteği olması da Infernal Machine’in bir başka güzelliği.
Sonuç olarak oyun genel anlamda kendine bakıldığında iyi bir oyun. 8 zaman çok az hata mevcut ve kusursuz olabilecek kalitede. Tomb Raider 4’ü kıyasla bazı daha zor bulmacaları olan Infernal Machine’de animasyon açısından TR’nin gerisinde kalınmış durumda. Artık TR’den sıkıldıysanız ve kendinize yeni bir uğraş arıyorsanız, Indiana Jones: Infernal Machine isteklerinizi karşılayacaktır. Eğer bu türdeki oyunlarda ustayım diyorsanız, Indiana Jones: Infernal Machine’i mutlaka denemelisiniz.
Indiana Jones Oyun Tarihine Bir Bakış
Indiana Jones, beyaz perdede sergilediği macera dolu kişiliği ve elde ettiği başarı ile bilgisayar monitörlerinizde de bol bol yer edinmeyi hak eden başarılı bir karakterdir. PC kullanmaya başlamam ile beraber oynadığım Ne gizli günden güne, yaşlandık artık mıyım ile beraber oynadığım ilk Adventure olan Indiana Jones and the Fate of Atlantis oyun tarihinde önemli bir yer sahiptir. Indiana Jones karakterini kullanan bu oyunları daha yakından tanımak için tarihsel bir gezintiye çıkalım:
Indiana Jones: Desktop Adventure
Bu gezintide ilk durağımız. 1930’ların Meksika’sında geçen bu oyun çeşitli karakterler, farklı sonuçlar olan bir çok bulmacadan oluşan mini adventure olarak nitelendirilebilir. Bu oyunda gizli Meksika hazinelerini bulmanız gerekiyor ve her bölüm yaklaşık olarak bir saat sürüyor.
Indiana Jones and the Last Crusade
Bir Grafik Adventure olan bu oyun 1989’da piyasaya çıkıyor. The Lost Ark’ın devamı olarak nitelendirilebilecek olan bu oyunda Adolf Hitler, Holy Grail’i dünyaya egemen kılmak isteyen Nazi liderlerinden biri olarak karşımıza çıkarılacak ve kaç cesur insandan biri de Indiana Jones’tur ve bu sefer babası da yanındadır. Fırtınalı maceralar, casuslar ve ihanetler çevrilirken Dr. Jones’un işi bayağı zor.
Indiana Jones and the Fate of Atlantis
Şapka ve kırbacı alan Indiana Jones bu oyunda belki de en önemli maceralarından birine atılıyor. İkinci dünya savaşı arifesinde Naziler, atom bombasından çok daha kuvvetli olan bir silahın izinde çalışmaktadırlar ve sadece Dr. Jones Atlantis’teki efsaneyi çözebilir.
Indiana Jones and the Revenge of the Ancients
Popüler olan Lucasfilm oyunlarından çok daha önce 1987 yılında Anglesoft tarafından geliştirilen ve Mindscape tarafından yayınlanan bu oyun, lisanslı olan ilk Indiana Jones oyunudur. Text Adventure türünde olan bu oyun zamanının diğer oyunları ile hemen hemen aynı yapıydaydı.